Ne yaptığınızı bilmiyorsunuz —diye hırladı Murat.
—Çok iyi biliyorum —dedi komiser—. Siz de biliyorsunuz.
Ekranda dosya belirdi:
“Catedral.mp3”
Selin ağlıyordu ama bu bir üzüntü değil, korkuydu.
Murat ona döndü.Sen bana hiçbir şey kaydetmediğini söylemiştin!
Bu cümle bile herkesin gerçeği anlamasına yetti.
Polis parmağını oynatmak üzereydi.
Ve tam o anda, Elif’in sesi camiyi doldurmadan hemen önce Murat bağırdı:
—Eğer o kayıt oynarsa hepimiz biteriz!Ama asıl gerçek henüz ortaya çıkmamıştı…
BÖLÜM 3
Önce bir parazit sesi duyuldu.
Sonra Elif’in zayıf sesi, İstanbul’daki tarihi caminin içinde yankılandı.
—Murat… lütfen… boğazım yanıyor… nefes alamıyorum.
Gözlerimi kapattım.
Kız kardeşim Ayşe sessizce ağlamaya başladı.
Ardından onun sesi geldi. Soğuk, metal gibi.Bir çarpma sesi duyuldu. Bir fincanın yere düşmesi gibi.
Elif zor nefes alıyordu.
—Bebek çok hareket ediyor…
Murat kısa bir kahkaha attı.
—Umarım o da sakinleşir. Yoksa herkes bunu senin krizlerin sanır.
Caminin içinde bir inleme yayıldı. Arka sıralardaki bir kadın yüksek sesle dua etmeye başladı.
Kayıt devam etti.Şirketi sana bırakmayacağım —diye fısıldadı Elif—. Hisseleri biliyorum. Baban bana verdi çünkü seni tanıyordu.
Bir sessizlik oldu.
Sonra Murat’ın sesi değişti. Alay yoktu artık. Saf öfke vardı.
—Salak. Gerçekten yaşayabileceğini mi sandın?
Kayıt bir anda kesildi.
Kimse konuşmadı.
Selin bile ağlamıyordu artık. Bankın yanında donmuş, makyajı akmış, elleri titriyordu.Elinizde hiçbir şey yok! —diye bağırdı Murat, çırpınarak.
—Bağımsız toksikoloji raporlarımız var —dedi komiser—. Mesajlar, para transferleri, sahte reçeteler ve bu kayıt var.
Polisler onu Elif’in tabutunun önünde kelepçeledi.
Murat bana nefretle baktı.
—Kazandığını mı sanıyorsun, Fatma? O şirket benimdi.
Onun gözlerine baktım.Sen hiçbir şey kurmadın. Sadece miras yedin. Ve şimdi kaybettin.
Onu caminin orta koridorundan götürürlerken Selin yan kapıya kaçmaya çalıştı. Ama daha kapıya dokunamadan iki polis onu durdurdu.
—Selin Kara —dedi bir polis memuru—, cinayete yardım, şirket dolandırıcılığı ve delil karartmadan gözaltındasınız.
—Murat beni zorladı! —diye bağırdı—. Ben istemedim!
Murat başını çevirdi, yaralı bir hayvan gibi.
—Sus!O an, herkes onların son hâlini gördü: birbirini suçlayan iki kişi, Elif’in tabutunun ortasında sessiz bir tanık gibi durduğu bir cenazenin içinde.
Dışarıda gazeteciler habere koştu. Demir Holding ortakları telefonlarına sarıldı. Bazıları bana sarılmak istedi ama bedenimi hissetmiyordum.
Cami boşalmaya başladığında tabuta yaklaştım.
Soğuk ahşaba elimi koydum.
—Affet beni kızım —diye fısıldadım—. Seni oradan çıkaramadım