Ölmek Üzere Olan Bir Adamla, Bu Onun Son Dileği Olduğu İçin Evlendim…

Kemal’in mektubu elimden kayıp yere düştü. Kalbim göğsümden çıkacakmış gibi atıyordu. Titreyen ellerimle kâğıdı yeniden aldım ve okumaya devam ettim.

“Bu satırları okuyorsan artık bu dünyada değilim. Sana gerçeği yüzüne karşı söyleyemedim. Çünkü bunu söyleseydim benimle evlenmeyi kabul etmeyeceğini biliyordum.”

Derin bir nefes aldım.

Bir sonraki satır ise beni yıllar öncesine götürdü.

“Yirmi altı yıl önce sen henüz on iki yaşındaydın. Babanın kullandığı otomobil, yağmurlu bir gecede karşı şeride geçti. O kazada annem ve babam hayatını kaybetti.”Derin bir nefes aldım.

Bir sonraki satır ise beni yıllar öncesine götürdü.Yirmi altı yıl önce sen henüz on iki yaşındaydın. Babanın kullandığı otomobil, yağmurlu bir gecede karşı şeride geçti. O kazada annem ve babam hayatını kaybetti.”Gözlerim büyüdü.

O kazayı hatırlıyordum.

Babam aylarca vicdan azabı çekmiş, kazanın istemeden gerçekleştiğini söylemişti. Ben ise o günlerde küçücük bir çocuktum ve olayın ayrıntılarını hiç öğrenememiştim.
Reklamlar