Son Dileği Yalnız Ölmemekti... Bu Yüzden Ölmek Üzere Olan Kemal'le Evlendim. Ancak Cenazesinden Sonra Gelen Avukat Bana Verdiği Mektupla Her Şeyi Değiştirdi. İkinci Satırı Okuduğum Anda Nefesim Kesildi...
Haftada üç gün gönüllü olarak evde bakım hizmetlerinde çalışıyor, yalnız yaşayan hasta insanlara yardımcı oluyordum.
Bir süre önce bakımını üstlendiğim hastalardan biri Kemal'di.
Daha kırklı yaşlarındaydı ama dördüncü evre kanser nedeniyle yaşamının son dönemindeydi. Onu ziyaret eden tek bir yakını bile yoktu.
Yemek yapıyor, ev işlerine yardım ediyor ve çoğu zaman birlikte çay içerek sohbet ediyorduk. Günler geçtikçe aramızda güçlü bir yakınlık oluştu.
Bir gün bana beklemediğim bir teklifte bulundu.
"Benimle evlen. Ölmeden önce yalnız olmadığımı hissederek gözlerimi kapatmak istiyorum."
Ne cevap vereceğimi bilemedim.
Onu kısa süredir tanıyor olmama rağmen bu isteğini geri çeviremedim.
Ertesi gün, yalnızca ikimizin bulunduğu sade bir nikâhla evlendik. Ne gösterişli bir tören vardı ne de davetliler... Ama Kemal'in mutluluğu her şeye değerdi.
Ne yazık ki sadece on gün yaşayabildi.
Cenazeden sonra evime döndüğümde kapımı bir avukat çaldı.
Elime mühürlü bir zarf vererek, "Kemal bunun bugün açılmasını istedi. Gerçekte kim olduğunu artık öğrenme zamanı." dedi.
Titreyerek mektubu açtım.
İlk satırda şu yazıyordu:
"Seni ilk gördüğüm gün tanımadım. Çünkü seni zaten yıllardır tanıyordum."
İkinci satırı okur okumaz gözlerim karardı ve o anda, Kemal'in ölümünden çok daha büyük bir gerçekle yüzleşeceğimi anladım.. Geri kalanını yorumlarda anlattım ��