Hastaneye bilinci kapalı bir kız çocuğu getirildi… ama doktor onun boynundaki kolyeyi görünce beti benzi attı.
Nöbet bitmek üzereydi. Gece hastanesi yorgunlukla nefes alıyordu: loş ışıklar, hemşirelerin seyrek adımları, antiseptik kokusu. Acil servisin kapıları birden açıldığında kimse olağan dışı bir şey beklemiyordu.
Sedye üzerinde on yaşlarında bir kız çocuğu yatıyordu. Zayıf, bembeyaz, bilinci kapalı. Üzerinde sade kıyafetler vardı; ne okul çantası, ne kimlik. Telefon yok, not yok. Nereden geldiğini, ailesinin kim olduğunu bilen yoktu.