Salondan çıkıp mutfağa geçtim. Kalbim göğüs kafesimi dövüyordu ama korkudan değil, kendi gücümün bilincine varmaktan. Işıkları bilerek loş bıraktım. Birkaç dakika sonra arkamdaki kapı hafifçe aralandı. İçeri girdi, kapıyı arkasından neredeyse tamamen kapattı.
Aramızdaki mesafe iki adıma indiğinde Kerem’in gözlerindeki o saklanamaz arzu ve cüret tüm çıplaklığıyla karşımdaydı.Burada ne yaptığının farkındasın, değil mi?” diye fısıldadı Kerem, sesindeki pürüzlü tonda hem bir meydan okuma hem de bastırılamayan bir açlık vardı. “Selim seni görmüyor bile. Ama ben… ilk günden beri aklımdan çıkaramıyorum.”