Kocam sürekli eve yakın arkadaşlarını getiriyordu bir gün beni arkadaşı..��Devamını oku.Kapı her çalındığında içimde aynı metalik yorgunluk yankılanıyordu. Salonun parkelerine sinmiş bayat tütün kokusu, kahkaha sesleri, sehpa üzerinde yarım bırakılmış bardakların bıraktığı nemli izler…
Evliliğimizin dördüncü yılında, o çok sevdiğim huzurlu daire, kocam Selim’in bitmek bilmeyen “arkadaş meclisi” yüzünden bir bekleme salonuna, beni ise kendi hayatının kenarında bir servis elemanına dönüştürmüştü.