Kocam sürekli eve yakın arkadaşlarını getiriyordu bir gün beni arkadaşı..Devamını oku.

Salona girdiğim an ortamdaki havanın nasıl bir anda ağırlaştığını hissettim. Selim telefonundaki maillere bakarken sadece “Şunları masaya bırakıver” dedi, yüzüme bile bakmadı. Fakat Kerem…

Kerem’in elindeki kadeh neredeyse parmaklarının arasında dondu. Göz bebeklerinin nasıl büyüdüğünü, bakışlarının omuzlarımdan bileklerime kadar nasıl aç bir iştahla indiğini adım adım izledim. O an, iplerin benim elime geçtiğini anladım.Gece ilerledikçe oyunumu incelikle ördüm. Diğer arkadaşların kahvelerini servis ederken mesafemi korudum; ancak Kerem’e fincanını uzatırken biraz daha eğildim, gözlerinin en derinine baktım ve dudaklarımda hafif, kışkırtıcı bir tebessüm bıraktım.

Fincanı alırken parmakları bileğime dokundu. Kaçmadım. Aksine, fısıltıyla “Mutfakta taze kahve var, getireyim mi?” dedim, sadece onun duyabileceği bir tonda.

Kerem’in nefesi hızlandı. Başını usulca salladı.
Reklamlar