Elif, ana buzdolabının raflarını silerken birden kocasını mutfak kapısında dururken gördü

Evet,” dedi Hatice Hanım. “Seni o büyüttü. Ben… gençtim. Hatalar yaptım. Şehre çalışmaya gittim, dönemedim. Döndüğümde çok geçti; annen olmayı kaçırmıştım. Bana ‘hala’ dedin, ‘teyze’ dedin… Bir süre sonra da hiç demedin. Köyde herkesin bildiği ama kimsenin yüzüme söylemediği bir gerçek vardı. Sen büyüdün, ben utancımı taşıdım.”

Can’ın elleri titredi. “Neden şimdi? Neden yıllar sonra?”

Hatice Hanım gözlerini kaçırmadan konuştu: “Çünkü ömrümde ilk defa doğruyu söylemek istedim. Çünkü senin gözünde ‘anne’ olamadım, ama en azından yalanın üzerinde oturmak istemedim. Ve çünkü Elif’in gelmek istemediğini hissettim. İnsan, içine sinmeyen bir şeye yaklaşmak istemez. Senin evinde bir yabancı gibi kalmak istemedim.”
Reklamlar