BEDELİNİ BÖYLE ÖDEYECEĞİMİ HİÇ DÜŞÜNMEMİŞTİM!

Adam devam etti: "Dün akşam Zeynep eve geldi. Yüzünde aylardır görmediğim o cıvıl cıvıl gülümseme, gözünde yepyeni, pembe çerçeveli bir gözlük... Önce çok korktum. 'Bunu nereden buldun?' diye bağırdım kızıma. Yalan söylemeyeyim, o anki panikle bir yerden çaldığını bile düşündüm. Zeynep ağlayarak Aylin'in ona hediye ettiğini söyledi. İnanmadım, inanamadım. Dokuz yaşında bir çocuğun bunu yapabileceğini aklım almadı. Sabahı zor ettim. Erkenden Zeynep'i de alıp gözlükçüye gittim."

Adam montunun cebinden beyaz bir zarf çıkardı. "Gözlükçü dükkanın kapısını yeni açmıştı. Gidip durumu sordum. Bana her şeyi anlattı. Dün öğleden sonra dükkana küçücük bir kız çocuğu girmiş. Elinde bir avuç dolusu bozuk para ve buruşuk banknotlar varmış. Tezgaha parayı koyup, 'Arkadaşımın gözleri bozuk ve okulda onun kırık gözlüğüyle dalga geçiyorlar. Lütfen ona en sağlamından, hiç kırılmayacak, en güzelinden bir gözlük verin. Param bu kadar, eğer yetmezse her gün okul çıkışı gelip camlarınızı silerim, dükkanı temizlerim' demiş."

Gözyaşlarım artık yanaklarımdan serbestçe süzülüyordu. Aylin'e baktım. Benim küçük, sessiz, koca yürekli kahramanım, gözlerini benden kaçırıyor, utangaç bir tavırla okul formasının ucuyla oynuyordu.
Reklamlar