42 yaşındayım ve geçen perşembe olanları hâlâ sindiremiyorum

Beynimden aşağı kaynar sular döküldü. “Sen bir canavarsın!” diye kükredim, öfkeden titriyordum. “Onlar senin reyting malzemen değil! Yıllarca o çocukların ateşleri çıktığında başlarında sabahlayan bendim! Onlara karanlıkta yürümeyi, hissetmeyi öğreten bendim!”

“Kes sesini Murat!” diye tısladı Aylin. “Sen onlara sadece yoksulluk verdin. Ben onlara dünyaları veriyorum! Seçim onların.”

Odaya ölümcül bir sessizlik çöktü. Kalbim yerinden fırlayacak gibiydi. On sekiz yıldır gözümden sakındığım, saçlarının teline kıyamadığım kızlarım, acaba bu lüksün, ışıklı hayatın ve gözlerinin açılması umudunun cazibesine kapılıp gidecekler miydi?Elif, ellerini yavaşça o pahalı, ipek elbiselerin üzerinden çekti. Yüzünde, benim yıllarca ilmek ilmek işlediğim o asil duruş vardı. Zeynep ise ablasının elini sımsıkı tuttu.
Reklamlar