Oğlumun bacağı kırıldıktan sonra ona bakmak için hastaneye gittim

“Bu kaydı alabilir miyim?” dedim.

Görevli tereddüt etti. “Resmî talep gerekir.”

“Polisi arayın,” dedim. “Şimdi.”

Ellerim titriyordu ama içimde tarifsiz bir kararlılık vardı. O an korku yerini öfkeye bırakmıştı. Emir’in irkilmesi, gözlerindeki o sessiz korku, her şey birleşmişti.

Polis geldiğinde kayıt izletildi. Murat sabah hastaneye geri döndüğünde onu koridorda gözaltına aldılar. Yüzündeki şaşkınlık ve öfke karışımı ifade hâlâ aklımdan çıkmıyor.


“Yalan söylüyorlar!” diye bağırıyordu.

Ama bu kez kamera yalan söylemiyordu.

Sonraki günler bir kâbus gibiydi. İfade, sosyal hizmetler, mahkeme… Emir önce konuşmak istemedi. Ama çocuk psikoloğunun yanında yavaş yavaş her şeyi anlattı. Murat’ın son aylarda giderek öfkelendiğini, en ufak hatada bağırdığını, o gece tartışma çıktığını… Scooter’dan düşmediğini.
Reklamlar