Sessizliğin Bedeli: Masadaki Boş Sandalye

Mikrofonu elime alarak tüm salona ve beni yıllarca ezen aileme baktım: “27 yıl boyunca beni evinizde bir finansal yük, bir hizmetçi gibi gördünüz. Oysa benim adımı kullanarak milyonlarca lira çaldınız. Sizden sevgi dilemiyorum, adalet talep ediyorum.”

Ahmet Soydan sahneye çıkarak tüm belgelerin Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildiğini açıkladı.

Yasal süreç bir yıla yakın sürdü. Rıza ve Berrin nitelikli dolandırıcılık, kimlik hırsızlığı ve vergi kaçakçılığından yargılanırken, Göktürk’teki köşk dahil tüm mal varlıklarına el konuldu. Serkan, çalıntı fonlarla alınan tüm varlıklarını kaybetti ve iş dünyasından silindi.

Ben ise hakkım olan finansal gücü geri aldıktan sonra mağduriyetin arkasına sığınmadım. Kendi hakkımı ve başka insanların haklarını savunabilmek adına üniversitede hukuk ve finans eğitimi almaya başladım.28 yaşımda ilk kez kendi evime, kendi kazandığımla altı kişilik sağlam bir ahşap yemek masası satın aldım. İlk akşam Ahmet Bey’i, Rüya’yı ve okul arkadaşlarımı yemeğe davet ettim.

Masanın baş köşesindeki sandalye boş kalmıştı. Annem Leyla’yı ve çamaşır odasında yalnız başına yemek yiyen o küçük kızı düşündüm. Kendime bir söz verdim: Artık hiçbir masada yer edinmek için kimseden izin istemeyecektim. Çünkü kendi masasını kuran bir kadın, kimsenin lütfuna muhtaç kalmazdı.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Reklamlar