Sessizliğin Bedeli: Masadaki Boş Sandalye

Sen bu düğünde davetli değilsin Merve. Buraya çalışmaya geldin.”

Berrin Hanım bu sözleri, sabahın 05:10’unda İstanbul Göktürk’teki köşkün çamaşır odasında abim Serkan’ın damatlığını ütülerken söyledi. Sesini yükseltmedi bile. Onun için bu, dünyadaki en doğal şeydi. 27 yaşındaydım ve tüm hayatımı hiç imza atmadığım bir borcu ödemekle geçirmiştim.

Rıza ve Berrin beni henüz bir bebekken evlat edinmişlerdi. Onların anlatmaktan hoşlandığı hikayeye göre, öz ailem feci bir trafik kazasında ölmüştü ve beni yetimhaneye düşmekten “kurtarmışlardı”. Ne zaman yorgun görünsem, ne zaman kendime ait bir şey istesem aynı cümle evde yankılanırdı: “Başını sokacak bir çatın olduğuna dua etmelisin.”
Reklamlar