Oğlum 18 Yaşına Girdiği Gün

Emir'in dudaklarından dökülen sözler beni olduğum yere çiviledi.

"Anne... Üniversiteyi yurt dışında okumak istiyorum. Babam, bu dövmeyi yaptırırsam bütün masraflarımı karşılayacağına söz verdi."

Bir an hiçbir şey söyleyemedim.

"Ne dedin sen?"

"Gidebilmem için başka şansım yoktu. Senin tek başına bunu karşılayamayacağını biliyorum. Babam da sadece bu şartla kabul etti."

O an öfkemin yönü değişti.

Sorun artık dövme değildi.

Sorun, eski eşimin oğlumun geleceğini kendi evliliğini kurtarmak için pazarlık konusu yapmasıydı.Anahtarlarımı kaptığım gibi arabaya bindim. Yirmi dakika sonra Kerem'in kapısını çalıyordum.

Kapıyı Aylin açtı.

Kolundaki dövmeyi gururla gösteren fotoğrafı sosyal medyada paylaşmıştı bile.

"Ne istiyorsun?" diye sordu soğuk bir sesle.

"Kerem nerede?"

İçeriden Kerem çıktı.

"Bağırıp çağırma. Komşular var."

"Komşular umurumda değil." dedim. "Oğlumu kendi evliliğine malzeme yapmışsın."

Kerem derin bir nefes aldı.

"Kimseyi zorlamadım."Gerçekten mi? On sekiz yaşındaki bir çocuğa 'Bedenine karımın yüzünü dövme yaptırırsan geleceğini finanse ederim' demek sana göre özgür irade mi?"

Aylin araya girdi.

"Emir bunu isteyerek yaptı."

"Hayır." dedim sertçe. "Emir geleceği için yaptı."

Kerem sinirlenmeye başladı.

"Ben ona bir fırsat sundum."

"Hayır, sen onu satın almaya çalıştın."

Bir süre sessizlik oldu.

Tam o sırada Emir de eve geldi.

Belli ki babası onu çağırmıştı.

Bizi görünce dondu kaldı.

"Ben... kavga etmenizi istememiştim."

Yanına gittim.
Reklamlar