Sonra lise mezuniyet günü geldi çattı. Törende okul birincisi olarak bir konuşma yapacaktım; çok gergindim, her kelimesini özenle yazıp ezberlemiştim. Babam mezuniyetim için kıt kanaat geçinmesine rağmen bana harika bir elbise almıştı. Üzerimde gördüğünde sevinçten gözleri dolarak dünyanın en güzel kızı olduğumu söyledi.
Törene babamla birlikte gittik. O sabah camide bir cenaze işi olduğu için törene aceleyle, cübbesiyle gelmek zorunda kalmıştı. Bu durum beni zerre kadar rahatsız etmedi, aksine büyük bir gururla koluna girdim ve babam salondaki yerine oturdu.
Ama sınıf arkadaşlarım onu o halde, lüks kıyafetli diğer velilerin arasında görünce yine gülüşmeye başladılar. Biri arkadan, “Aaa, Bayan Mükemmel gelmiş!” diye bağırdı. Başka biri kahkaha atarak, “Zeynep, inşallah bize burada vaaz vermeyeceksin!” diye seslendi. Bir an için kendimi çok kötü hissettim.