"Bu mektubu yalnızca ben öldükten sonra okuyacaksın," diye başladı.
Gözlerim satırlarda dolaşırken sesi kulaklarımda yankılanıyor gibiydi.
"Sevgili eşim... Eğer bu satırları okuyorsan, artık yanında değilim. Ama sana söyleyemediğim bazı gerçekleri öğrenmenin zamanı geldi."
Bir an nefesimi tuttum.
"Mirasımın peşinde koşan çocuklarımın senden nefret edeceğini biliyordum. Çünkü onlara gerçeği hiçbir zaman anlatmadım."
Şaşkınlıkla avukata baktım.
"O gerçek nedir?" diye fısıldadım.
Avukat başını eğdi.
"Lütfen okumaya devam edin."
Mektubun devamında Kemal Bey, yıllar önce yaptığı en büyük hatayı anlatıyordu.
Gençliğinde işlerini büyütmeye çalışırken ailesini sürekli ihmal etmişti. Çocuklarıyla ilgilenememiş, onların büyüdüğünü adeta uzaktan izlemişti. Eşi yıllarca aileyi ayakta tutmaya çalışmış, fakat hastalanınca Kemal Bey yine iş seyahatlerinden vazgeçmemişti.