Evliliğimiz bir sevgi hikâyesi değil, kusursuz hazırlanmış bir oyundu. O sırada koridordan baston sesi duydum. Donup kaldım. Nermin Hanım odanın kapısında durmuş bana bakıyordu. Yüzünde şaşkınlık yoktu. Sadece yakalanmış olmanın verdiği rahatsız edici bir sakinlik vardı. Gözleri kutunun içindekilere, sonra bana kaydı. “Demek sonunda öğrendin,” dedi. Sesinde utanma yoktu. Panikle ayağa kalktım. “Bu hastalık numarası mıydı? Bu evlilik… her şey plan mıydı?” Dudaklarında hafif bir gülümseme oluştu. “Bazı erkekler yönlendirilmezse dağılır,” dedi. “Ben oğlumu korudum.” “Benden mi?” dedim titreyerek. “Hayattan,” diye cevap verdi. “Senden önce de sonra da ondan vazgeçmeyecektim.” O an korkum yerini öfkeye bıraktı. “Emre’ye her şeyi anlatacağım