Gece saat 02:30’du.

İçinden eski fotoğraflar, sararmış mektuplar ve kırmızı kurdeleyle bağlanmış bir defter çıktı. Fotoğraflardan ilkini elime aldığımda nefesim kesildi. Emre çok gençti, en fazla on yedi yaşındaydı. Nermin Hanım’a sarılmıştı. Ama bu sıradan bir anne-oğul fotoğrafı gibi değildi. Bakışları, duruşları, birbirlerine tutunuş biçimleri tuhaftı. İkinci fotoğrafta ikisi sahildeydi. Arkasına tükenmez kalemle şu cümle yazılmıştı: “Kimse seni benim elimden alamaz.” Midem bulandı. Defteri açtım. Sayfalar düzenli tarihlenmişti. Çoğu Nermin Hanım’ın el yazısıyla doluydu
Reklamlar