En yakın arkadaşım oğlumu evine alıp..Daha fazlasını gör.

Banu sonunda yanımıza geldi.

“Benden nefret edebilirsin,” dedi. “Ama seni kandırmak istemedim.”

Ona baktım.

“Bana yalan söyledin.”

“Evet.”

Başını öne eğdi.

“Ama bunu Mert için yaptım. Her şeyi sana anlatsaydım, doğal olarak endişelenirdin. Her gelişinden sonra ‘Nasıl geçti? Bir sorun oldu mu?’ diye sorardın. Mert de üzerinde baskı hissederdi.”

“Peki ya başarısız olsaydı?”

Banu'nun gözleri doldu.

“O zaman da yanında olacaktık.”

Yaşlı garson söze girdi.

“Hiç başarısız olmadı.”

Mert utangaç bir şekilde gülümsedi.

“Bazen bardak kırdım.”

Hepimiz güldük.

O küçük cümle, yıllardır içimde taşıdığım korkunun bir kısmını dağıttı.

Çünkü Mert'in kusursuz olmasına gerek yoktu.

Onun da herkes gibi hata yapma hakkı vardı.

Garson bana başka bir şey daha anlattı.

“Bugün Mert'in ilk resmi çalışma günü. On sekiz yaşına girdiği için artık burada düzenli çalışması için gerekli planı hazırladık.”

Mert hemen araya girdi.

“Garson olmak istemiyorum.”

Hepimiz şaşırdık.
Reklamlar