Yolda giderlerken şoför ikide bir dikiz aynasından kadına bakar. Buna sinirlenen kadın:
Kadının biri ç-ırılçı-plak koşup taksiye biner. Taksi şoförüne “falanca yere gidelim” der. Taksici “tamam” der, sürer arabasını. Yolda giderlerken şoför ikide bir dikiz aynasından kadına bakar. Buna sinirlenen kadın:
Ne bakıyorsun, hayatında çı-plak kadın görmedin mi?
Şoför kadına bakar ve şöyle der:
Yok abla ondan değil, ben parayı nerenden çıkaracaksın onu merak ediyorum! Doktor, hastasına o güne dek yaptığı tahlillerin sonuçlarını açıklayacak;
“Size bir kötü, bir de daha kötü haberim var. Önce kötü haberi vereyim. Test sonuçlarına göre 24 saatlik ömrünüz kalmış.” deyince adam yıkılır,
“Hayır, olamaz. Buna inanamıyorum: Fakat bundan daha kötü haber nasıl olabilir? “deyince hasta, doktorun yanıtı kısa olur;
“Dünden beri size ulaşmaya çalışıyorum.”
Sarışın bayan kütüphaneye gider ve kütüphane görevlisine:
- Merhabalar! Geçen hafta sizden ödünç aldığım kitap çok sıkıcıydı. Hayatımda bu kadar sıkıcı bir kitap okumamıştım. Ne biçim kitap bu? İçinde hep insanların ismi geçiyordu, diye sitem eder.
Kütüphane görevlisi kitaba bakar ve gülmeye başlar ve der ki:
- Durum anlaşıldı, biz de kim bizim 118 bilinmeyen numaralar telefon rehber kitabını yürüttü diyor, arayıp duruyorduk...
Sarışının bir ilkokul öğretmeni olarak staja başlar, çok heveslidir. Bir gün teneffüs saatinde bütün çocuklar futbol oynarken bir çocuğun oyun alanının sonunda kenarda durduğunu görür. Çocuğun iyi olup olmadığını öğrenmek üzere yanına yaklaşır ve çocuk bir probleminin olmadığını söyler. Bir süre sonra sarışın çocuğun yine tek başına aynı yerde durduğunu görür, içi rahat etmez ve tekrar çocuğa yaklaşarak,
- Senin arkadaşın olmamı ister misin?
diye sorar, çocuk pek hevesli olmamakla birlikte
- Tamam, der. İlerleme kaydettiğini düşünen sarışın öğretmen;
- Bütün çocuklar top pesinde koşturup oynarlarken sen neden burada duruyorsun? diye sorar. Şaşıran çocuk hayretle cevap verir:
- Çünkü ben kaleciyim!
Sarışınlar Barı
Kör bir adam yanlışlıkla bayanlar barına girer. Bara doğru ilerler ve bir içecek ısmarlar. Biraz oturup, içeceğini yudumladıktan sonra barmene seslenir:
- Hey, bir sarışın fıkrası duymak ister misin?
Bar birden bomba düşmüş gibi sessizleşir. Kör adamın yanında oturan kadın, tok bir sesle konuşur:
- Hey bayım, bu fıkrayı anlatmadan önce bilmeniz gereken beş şey var. Birincisi, barmen sarışın bir kız. İkincisi kapı görevlisi sarışın bir kadın. Üçüncüsü, ben 1.90 boyunda karatede siyah kuşaklı bir sarışınım. Dördüncüsü, sağınızda oturan kadın profesyonel bir halterci ve sarışın. Beşincisi, benim yanımda oturan kadın profesyonel güreşçi ve sarışın. Yine de bu fıkrayı anlatmak istiyor musunuz?
Kör adam bir kaç saniye düşünür, sonra başını sallar:
- Hayır, hiç sanmıyorum. Beş defa anlatamam.
Biri sarışın, biri kızıl saçlı ve biri esmer üç kadın kurak çölün ortasında arabayla ilerlemektedir. Hava aşırı derecede sıcaktır. Arabanın motoru birden stop eder, çalışmaz olur.
İnip kontrol ettiklerinde motoru tekrar çalıştıramayacaklarını anlarlar. Mecburen çölde uzunca bir yürüyüş yapmaları gerektiğinden, her biri arabadan bir şeyler alır.
Esmer, bir şişe şu; kızıl saçlı bir paket bisküvi ve sarışın da arabanın kapısını söküp alır. Çölde yürümeye başlarlar ve bir süre sonra dinlenmek için mola verirler.
Mola sırasında sarışın ve esmer kadınlar kızıl saçlıya döner ve niye bir paket bisküvi aldığını sorarlar.
Acıkırsam yerim diye düşündüm, çölde ne kadar yürüyeceğimiz belli değil...
Hepsi de bunun çok mantıklı olduğunu düşünür. Ve sonra sarışın kadınla kızıl saçlı olanı esmere döner ve niye yanına bir şişe şu aldığını sorarlar, esmer kadın cevaplar.
– Eğer susarsam, yanımda içecek bir şeyim olması gerektiğini düşündüm...
Evet, bu çok akıllıca bir fikir, diye düşünür diğer ikisi. En sonunda esmer ve kızıl saçlı kadınlar sarışına dönerler ve arabanın kapısını niçin söküp aldığını sorarlar.
– Şeyyy! çok sıcak olursa pencereyi açıp serinlerim diye düşündüm de...
fıkraoku.com ekledi, 892 kez okundu...
Bebeğin Tartılması
Bebeğin TartılmasıSarışın kucağında bebekle eczaneye girmiş. Eczacıya bebeği tartmak istediğini söylemiş.
Eczacı:
– Bebek tartımız şu an bozuk. Onun için anneler bebeklerini kucaklarına alıp büyük tartısına çıkıyorlar. Sonra ben bebeği kucağıma alıp anneyi bir daha tartıyorum. Aradaki farktan da bebeğin ağırlığını bulmuş oluyoruz.
Sarışın Hay aksi şeytan deyip kapıya doğru yürüyünce eczacı merak edip sormuş:
– Ne oldu hanımefendi? Sarışın;
– Ben bu bebeğin annesi değilim ki, teyzesiyim. Gidip bebeğin annesini çağırayım bari...
fıkraoku.com ekledi, 879 kez okundu...
Amerika Yolcusu
Amerika Yolcusuİstanbul'da sarışının biri hayattan o kadar bezmiş ki kendini boğazın soğuk sularına bırakarak hayatına son vermeye karar vermiş. Boğaziçi köprüsünden geçerken arabasından inip bariyerlere çıkmış. Titreyerek az sonra kendisini bu çekilmez hayattan kurtaracak olan sulara bakıp ağlarken yanına genç ve yakışıklı biri gelmiş. Genç ona acımış ve sarışının ellerini tutup demiş ki;
- Bak, yaşaman için çok neden var, yarın sabah gemim Amerika'ya gitmek üzere demir alacak. Eğer istersen, seni de çaktırmadan gemiye alıp saklayabilirim. Sana hem yemek getiririm hem de sana çok iyi bakarım.
Sarışın bakmış kaybedecek bir şey yok; belki de Amerika'ya gidip yeni bir başlangıç yaparım umuduyla denizcinin teklifini kabul etmiş. O akşam denizci genç onu gemiye almış ve filikalardan birine saklamış. Her gece sarışına üç sandviç ve bir meyve getiriyormuş, sonra da sabaha kadar eğleniyorlarmış.
Birkaç gün sonra, kaptan rutin kontrolleri sırasında sarışına rastlamış. Orada ne aradığını sormuş. Sarışın da;
- Ben bu gemideki denizcilerden biriyle anlaştım. O bana her gün yemek getiriyor ve Amerika'ya gitmemi sağlıyor. Ben de onun benimle takılmasına izin veriyorum, demiş. Kaptan da;
- Seninle ne yaptığı kesin küçük hanım da... Bu Kadıköy-Beşiktaş vapuru...