Şehir giriş çıkışlarındaki PTS kayıtlarında, 06 SNL 10 plakalı araçla ilgili dikkat çeken bir hareketlilik bulunmasına rağmen Sonel’in bu sorulara da “hiçbir fikrim yok” diyerek yanıt vermesi, şüpheleri daha da büyüttü. Özellikle Tunceli’den çıkış kaydı görünmeden Elazığ istikametinden yeniden giriş yapılmış olmasına ilişkin net bir açıklama getirememesi, soruşturma dosyasındaki teknik çelişkileri daha görünür hale getirdi. Sonel’in, kritik başlıklarda sürekli “hatırlamıyorum” sığınağına çekilmesi; olay yerleri, görüşmeler ve araç hareketleriyle ilgili somut soruları cevapsız bırakması, savcılığın da dikkatini çeken ana unsurlardan biri oldu.
Başsavcılığın mahkemeye sunduğu tutuklamaya sevk evrakı, Sonel’in "hatırlamıyorum" sığınağının hukuki karşılığının olmadığını tescilledi. Sevk yazısında yer alan ve tutuklama kararının temelini oluşturan o gerekçeler şunlar oldu: • Gizli Tanığın "Tecavüz ve Cinayet" İddiaları: Başsavcılık, Gençlik Merkezi’nde yaşandığı iddia edilen olayların baz kayıtlarıyla çakıştığı, şüphelinin bu konudaki "hatırlamıyorum ama gitmemişimdir" şeklindeki çelişkili beyanının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, jandarma raporuyla tespit edilen ceset taşıma bulgularının gizli tanık ifadesiyle örtüştüğü, dosyada mevcut bilgi ve belgelerden şüphelinin suçu işlediğine dair kanaate vardığını bildirdi. • PTS ve Kaçış Güzergahı Şüphesi: 06 SNL 10 plakalı aracın Tunceli’den çıkış kaydı olmaksızın Elazığ’dan geri dönüş yapması, sevk yazısında "suç delillerini nakletme veya cesedi gizleme faaliyeti" olabileceğine dair makul şüphe olarak nitelendirildi. Sonel'in bu teknik bulguyu cevapsız bırakması, tutuklama gerekçeleri arasında sayıldı.