Hürriyet'ten Hande Fırat, "Amaç Allah’a ulaşmak, ibadet, fikir, kitap ise neden arazileri var? Neden televizyonları var? Neden işadamları örgütleniyor? Neden sağlık sektörü başta olmak üzere para kazanmaya odaklanıyorlar? Neden sempatizanlarını devlette kilit noktalara yerleştirmenin derdindeler?" diye sordu.
Fırat'ın yazısının satır başları şöyle:
"Aslına bakarsanız mesele tek başına Ali Edizer değil, mesele, daha doğrusu Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sorun, Ali Edizerler ve Ali Edizerleri yetiştiren, sonra onların devlete sistematik yerleşmesini sağlayan cemaatler, tarikatlar. Konunun bir başka boyutu ise yıllar boyunca siyaset kurumunun başta oy kaygısı nedeniyle bu oluşumlarla kurduğu ilişki, kimilerinin sessizliği, kimilerinin ise cılız sesleri.
“Dinde bir fikir, kitap, şeyh, imam, veli, âlim veya ibadet için bir araya gelen topluluklara cemaat; aynı dinin içinde birtakım yorum ve uygulama farklılıklarına dayanan, bazı ilkelerde birbirinden ayrılan Tanrı’ya ulaşma ve onu tanıma yollarından her biri ise tarikat...”
Böyle diyor sözlükler... Sözlüklerin hiçbirinde “amaçları devlette kadrolaşmak, sermaye biriktirmek, siyasileri saflarına katmak, kendi medyasını kurmak, eğitim kurumları ile kendi ideolojisine uygun öğrenci yetiştirmek” gibi tanımlar bulunmuyor. Ancak günümüzde tarikat ya da cemaatlere baktığımızda sağlık sektöründe, eğitim alanında, iş dünyasında örgütlendiklerini; kadrolarını yetiştirdiklerini, yetiştirdikleri kadrolarını siyasetteki sempatizanlarının yardımıyla devlet örgütlenmesinde üst kademelere taşıdıklarını görüyoruz. O zaman da ortaya kocaman ve ürkütücü bir “Neden?” sorusu düşüyor.
Amaç Allah’a ulaşmak, ibadet, fikir, kitap ise neden arazileri var? Neden televizyonları var? Neden işadamları örgütleniyor? Neden sağlık sektörü başta olmak üzere para kazanmaya odaklanıyorlar? Neden sempatizanlarını devlette kilit noktalara yerleştirmenin derdindeler? Bunların dinle, kitapla ne ilgisi var? Bu soruları 15 Temmuz kâbusunu yaşayan bir ülkenin sorması, sorgulaması normal. Normal olmayan, hâlâ FETÖ ile mücadele edilirken bu soruları akıllara getirmemek, bu soruları duymamak. FETÖ, devlette kadrolaşarak, devleti ele geçirerek, sermaye biriktirerek, eğitim kurumları ile beyin yıkayarak, medyasıyla propaganda yaparak 15 Temmuz’a geldi. Dolayısıyla artık hiçbir oluşumun FETÖ’nün yöntemlerini kullanarak farklı bir yapılanmaya gitmesine, devlet kurumlarına sızmasına ve liyakatin dışında atamalarla devlette örgütlenmesine asla müsaade edilmemeli."
Sedat Peker dosyasında yeni gelişmeler: Savcı ve hakim arasında kriz13 izlenme
Kadıköy'de feci kazada 2 itfaiye eri şehit olmuştu!29 izlenme
Son dakika: İstanbul Esenyurt'ta patlama! Yaralılar var9 izlenme
Rızkın Kesildiyse Sebebi Bunlar Olabilir14 izlenme
Bakanlık son verileri yayınladı! Türkiye turist sayısında rekor kırdı8 izlenme
Kanaldan ayrılan Uğur Dündar'dan Halk TV'ye sert sözler14 izlenme
Aşı bireysel değil toplumsal karar12 izlenme
Hem Atatürkçü hem Amerikancı14 izlenme
Emniyet Genel Müdürlüğüne 90 hizmetli alınacak | EGM hizmetli personel alım şartları
Son dakika: Şehitlerin kanı yerde kalmadı! PKK'nın üst düzey listesine iki çizik
AKINCI'nın ilk atış denemesinde tam isabet: Hedefleri 12'den vurdu
CHP'li Murat Emir "İBB Borsası" iddialarını belgeleriyle paylaştı: "72 kilo altın nereye gitti?"