Sim in bilinmiyen öyküsü

Her filminde aynı Mürüvvet, ama bambaşka bir karakterdi.



Yumurcak filmi
İlker İnanoğlu’nun oynadığı ‘’Yumurcak’’ bir zamanların gişe rekorları kırmış başarılı filmiydi. Filmi bilmeyenimiz yoktur. Ama bilmediğimiz bir şey var ki, o da bu filmin senaryosunun Mürüvvet Sim’in hayatından doğduğuydu.





Şöyle bir gözlerinizi kapatıp Mürüvvet’in çocukluğunu anlatan bölümde okuduklarınızı zihninizde canlandırın. Siz de sanki ‘’Yumurcak’’ filmini yeniden seyretmiş gibi hissettiniz mi? Sizi bilmem, ama benim kulağımda Yumurcak'tan ''Tadı güzel mi? Bir gün ben de yiyeceğim'' cümleleri çınlıyor.

Bir gün sette çocukluk anılarını anlatırken başladı her şey. Sonrasında bunun senaryosu yazıldı ve Filiz Akın – Türker İnanoğlu’nun küçük yavruları ‘’Yumurcak’’ olarak kamera karşısına geçti.



Mürüvvet aslında belki de o gün amacına ulaşmıştı. Çocukluğunda yaşadığı onca duygu yükü boşuna değildi işte.





Mürüvvet Sim’in yelekleri
Bu başlığın altında belki de en hüzünlü hikaye yatıyor.Çünkü Mürüvvet’in gözü çocukluğunda belki e en çok yiyemediği lokmalarda, gezemediği yerlerde değil de, giyemediği o yeleklerde kaldı. Her akşamüstü bir serinlik çöktüğünde Mürüvvet’in içi sızlıyordu, ama soğuktan değil.

Mahallenin kadınları akşam çöktü mü çocuklarını çağırır ve sırtlarına bir yelek geçirirdi. Mürüvvet de bir köşede öylece beklerdi, yeleği olmadan.

Emekçi annesi işinden akşamın karanlık saatlerinde dönerdi ancak. Mürüvvet de, bir yelek yüzünden kendini kenara bırakılmış, terk edilmiş hissederdi.
Reklamlar