Onunla yatmadan önce karısını aradım

Salondan ayak sesleri geldi. Kapı açılıyordu.
“Ben geldim,” dedi neşeyle.
Elinde çiçekler vardı. Yüzünde hazırlanmış bir adamın kendinden emin gülümsemesi… O gülümsemeyi daha önce de görmüştüm. Bazı erkekler, her şey yolundaymış gibi bakmayı iyi becerir.
“Biraz geciktim,” dedi. “Ama değecek.”
Gülümsedim. Ama içim gülmüyordu.
Çiçekleri vazoya koyarken, az önce konuştuğum kadını düşündüm. Onun bilmediği her şey, benim omuzlarıma yük olmuştu. O an anladım ki mesele onunla olmak değil… mesele, ben kim oluyordum?
Masaya oturduk. Konuştuk. Güldük. Ama kelimeler havada asılı kaldı. Çünkü ben artık başka bir şey dinliyordum: içimde yükselen sesi.
“İyi misin?” diye sordu bir ara.
“İyiyim,” dedim. “Sadece biraz düşündüm.”
Ne düşündüğümü bilmiyordu. Bilemezdi.
O gece, her şey planlandığı gibi ilerlemedi. Çünkü bazen bir telefon sesi, insanın hayatında koskoca bir yolu değiştirir. Bazen bir kadının bilmediği bir gerçek, başka bir kadının uykularını kaçırır.
Ve bazen, en büyük cesaret…
Bir adım atmamak olur.
Reklamlar