Duru’ya sarıldım.
“Bir daha hiçbir şeyi tek başına taşımayacaksın.”
Ertesi gün eşimle yüzleştim.
Yıllarca sakladığı gerçek bir evliliğin temelini sarsmıştı. Ama beni en çok yaralayan şey çocuğunun varlığını gizlemesi değildi.
Kendi kızımızın on altı yaşında, yetişkinlerin hatalarının yükünü tek başına taşımaya çalışmasıydı.
Yasal süreç başlatıldı. Küçük kız güvenli bir bakım altına alındı ve bir süre sonra aile yanında kalabilmesi için gereken işlemler tamamlandı.
Duru ise her hafta onu ziyaret etti.
Aylar sonra evimizin kapısı çaldı.
Duru koşarak kapıyı açtı.
Küçük kız elinde yaptığı resimle karşımızda duruyordu.
Resimde üç kişi vardı.
Duru, küçük kız ve ben.
Resmin üstünde çocukça harflerle şunlar yazıyordu: