O sekiz yaşındayken yaşanan

Babası, korkunç kazadan sonra artık kimsenin onu istemeyeceğini düşündüğü için, kızının rızası olmadan onu kendisinden daha kısa boylu fakir bir adamla evlendirdi. Ancak bundan sonra yaşananlar, tüm ailenin söylediklerinden pişman olmasına neden oldu… ����

O sekiz yaşındayken yaşanan bir kaza, hayatını sonsuza kadar değiştirdi.

Ailesinin içinde bulunduğu araba bir kamyonla çarpıştı. Küçük kız mucize eseri hayatta kaldı, ancak ağır yaralandı. Yüzünde derin izler kaldı ve doktorlar kollarından birini kurtaramadı. Daha sonra modern bir protez kullanmaya başladı ve neredeyse her şeyi kendi başına yapmayı öğrendi.

Annesinin ölümünden sonra babası tamamen değişti. Eskiden kızını desteklemeye çalışırken, zamanla onu sadece bir utanç kaynağı olarak görmeye başladı. İki küçük kız kardeşi büyüdü ve güzel genç kadınlar oldular; komşuların ve tanıdıkların hayranlığını kazandılar. Ancak babası büyük kızını giderek daha fazla evde tutmaya başladı, çünkü onu insanlara göstermek istemiyordu.

— Böyle bir yüze sahip bir kıza kim bakar ki? — derdi. — Seninle evlenmeyi kabul edecek biri çıkarsa şükret.

Kız üniversiteyi bitirdi, bilgisayar kullanmayı öğrendi, evini kendi başına yönetti ve hiçbir zaman şikâyet etmedi. Fakat babası için bunların hiçbir önemi yoktu.

Yirmi dört yaşına geldiğinde babası aniden ona şöyle dedi:

— İki gün sonra evleniyorsun.

Kız şaşkınlıkla ona baktı.

— Ne evliliği?

— Her şeyi çoktan ayarladım. Damat komşu köyden fakir bir genç. Senden neredeyse bir baş küçük ve parası yok, ama seninle evlenmeyi kabul etti. Senin için en iyi seçenek bu.

Kızın elleri titremeye başladı.

— Ama ben onu hiç tanımıyorum bile...

— Senin fikrini kimse sormadı.

İki gün sonra evin avlusunda küçük ve sade bir düğün töreni yapıldı. Bazı misafirler alaycı bakışlarla birbirlerine baktılar.

— Bakın... Gelin damattan daha uzun.

— Üstelik yüzü tamamen yara izleriyle dolu...

— Ne garip bir çift...

Damat gerçekten de ondan daha kısaydı ve çok sade kıyafetler giymişti. Tören boyunca sessiz kaldı ve sadece ara sıra kıza dikkatlice baktı; sanki bu günün onun için ne kadar zor olduğunu hissediyordu.

Törenden sonra babası eski bir bavulu kapının önüne bıraktı.

— Karını al ve git. Artık o benim sorumluluğum değil...

Bu hikâyenin devamını ilk yorumda bulabilirsiniz ����
Reklamlar