Doç. Dr. Bilgin Öztürk, koronavirüs kaynaklı beyin hasarlarının yeni bir durum olduğunu belirterek, "Koronavirüs hastalığına neden olan virüs, ailenin bir üyesi. Bu aileye ait diğer üyelerin daha önce yapmış olduğu bazı salgınlar mevcut. Bu salgınlarda da bazı nörolojik tutulumların olabileceği daha önceki çalışmalarda bildirilmişti. Koronavirüs sadece akciğerleri tutmuyor, diğer sistemleri de tutabiliyor, beyin bunların başında geliyor. Bunun yanında kalp sistemini, bağırsak sistemini tutabiliyor, böbrekleri etkileyebiliyor. Bunların hepsinde farklı semptomlar, bulgular gösterebiliyor. Bu semptomların görülmesi hastalığın şiddetinden her zaman bağımlı değil. Hastalık çok hafif gelişse bile sadece nörolojik belirtiler ile gidebiliyor. Hastalığın ilk ve tek belirtisi nörolojik açıdan geçirilmiş inme olabiliyor, epileptik nöbet olabiliyor. Bu şekilde tanı koyduğumuz hastalarımız var. İlk başta baktığımız zaman koronavirüs akla gelmeyecek hastalardan daha sonra şüphelenip araştırma yapıldığı zaman bu şekilde koronavirüs tanısı koyduğumuz hastalar oluyor" diye konuştu. Doç. Dr. Öztürk, koronavirüs kaynaklı beyinde oluşan hasara ilişkin, "Bu konuda iki farklı teorimiz var; birincisi virüsün kendisinin beyne ulaşması sonucu yapmış olduğu hasar, buna bağlı ortaya çıkan bulgular, belirtiler. Diğeri de virüsün kan akımını etkilemesi sonucu sebep olduğu etkilenmeler gibi. Bu şekilde beyni birçok farklı yönde etkiliyor. Bu hastalarda baş ağrısı çok sık görülebiliyor, inmeler, epileptik nöbetler, bilinç bulanıklıkları çok sık görülebiliyor. Daha nadir olarak, çeşitli nörolojik hastalıklar görülebiliyor. Hastalığın şiddetinden bağımsız görüyoruz bunları. Bazı yayınlarda 'koronavirüs şiddeti arttıkça nörolojik belirti daha sık görülüyor' diye söyleniyor; ama her zaman bu doğru olmuyor. Bazen tek ve ilk belirti nörolojik semptom olup bundan sonra bunun sebebini araştırdığımız zaman hastaya koronavirüs tanısı koyabiliyoruz. Kalıcı hasar olayını şöyle söyleyeyim. Örneğin; inmeden gidersek inme geliştikten sonra kalıcı bir hasar olup olmadığı inmeye bağlı, koronavirüse değil. Koronavirüste sık gördüğümüz koku ve tat almadaki bozukluklar, ishal etkileri çok kalıcı olmuyor. Zaman içinde bu hastaları takip ettiğimiz sürede bu soruya daha net cevap verebileceğimizi düşünüyorum" dedi. Her koronavirüs hastasında beyin hasarı oluşma riskinin olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Öztürk, "Hastalarda beyinde hasar oluşma riski var. 'Bu hastalarda nörolojik belirti gelişir' diye bir öngörü yapamıyoruz, ancak bu geliştiğinde söyleyebiliyoruz. Hangi hastada, hangi belirtilerin gelişebileceği biraz da hastaya eşlik eden diğer hastalıklarına bağlı. Örneğin yaşlı bir hastadır, koronavirüsün yanında şeker hastalığı, hipertansiyonu, kalp rahatsızlığı vardır, çeşitli farklı ilaçlar kullanıyordur. Bunlar bazı nörolojik hastalıkların gelişmesine zemin hazırlar. Onlarda bu gruplarda, inmenin biraz daha sık gelişebileceğini söyleyebiliriz" diye konuştu.
"BEYNE ULAŞIP HASAR YAPABİLİYOR"
"NÖROLOJİK HASTALIKLARIN GELİŞMESİNE ZEMİN HAZIRLAR"
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında FETÖ iddiası! "Savcıyı aradı, kes artık haddini bildiririm dedi"10 izlenme
Hasta tutuklu Murat Çalık'a üst üste müdahale: "Kalıcı hasar olabilir"2 izlenme
Ali Koç: Özdemir Bayraktar'a 'Siz ve oğullarınız milli servetsiniz' demiştim4 izlenme
‘Milyonlarca çocuk bilmedikleri Türkçe ile okula başlayacak…’ Bu skandal ifadeler Oda Tv’de!11 izlenme
Doğu Perinçek'ten hükümete çağrı: '''Rektörü, üniversite öğretim kadrosu seçer kanunu' çıkarılsın''10 izlenme
Tek ihtiyacımız Atatürk’ün formülü11 izlenme
Yetkili isim Reuters'a açıkladı: "Enflasyon ve dolar daha da artacak"9 izlenme
'Kanlı Yasa' AYM'de: CHP'den 180 sayfalık dilekçe7 izlenme