ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun son ziyaretinde Türkiye, her açıdan küstah tavırlara tanık olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı, bütünlüğü, egemenliği, siyasal birliği konusunda düşmanca tutumu bilinen ABD, bu ziyaretle, bir kez daha Türkiye’nin hukukunu yok saymıştır.
Tepki çeken ziyareti değerlendiren Cumhuriyet yazarı Barış Doster, "Sorun dini değil, hukuki ve siyasi" dedi.
Doster'in yazısının satıur başları şöyle:
"Birincisi, Pompeo’nun Türkiye’de hiçbir resmi muhatabıyla görüşmeyip, asıl muhatabı olan mevkidaşını, yani Türk Dışişleri Bakanı’nı yok sayıp, Fener Rum Patrikhanesi’ni ziyaret ederek Patrik ile görüşmesi, hiçbir diplomatik kuralla, gelenekle, teamülle, nezaketle açıklanamaz. Amacı, kendisini ökümenik olarak tanımlayan patrikhaneye destek verip, onu ökümenik olarak gördüğünü, Türkiye ve dünyaya göstermektir.
İkincisi, ABD ve Avrupa emperyalizmi, yıllardır Türkiye’ye, Patrikhane’yi ökümenik olarak tanıması için baskı yapıyorlar. 2024 yılı başkanlık seçimlerinde, Cumhuriyetçilerin başkan adayı olmak isteyen Pompeo da bunu kendince fırsata çevirdi. ABD siyasal literatüründe “topal ördek” denen, yani görevi bırakmasına az zaman kalan bir başkanın dışişleri bakanı olarak, giderayak, veda turunda, Türkiye’ye çullandı. Pompeo, 7 ülkeyi kapsayan gezisinin, Fransa’dan sonraki ikinci durağı olan Türkiye’ye gelmeden önce, Paris’te, Türkiye karşıtı sert laflar etti. ABD ve Fransa’nın Türkiye’den duyduğu endişeyi, Türkiye’ye birlikte baskı yapmaları gerektiğini söyledi.
Üçüncüsü, görevini bırakmasına 2 ay kalmış bir dışişleri bakanı, eğer dış politikaya ilişkin böyle büyük sözler ediyor, devletini bağlayan açıklamalar yapıyorsa, bu tutumu, onun karakteriyle, küstahlığıyla açıklanamaz. Bu sözleri, ABD’nin kurumsal politikasını, Joe Biden döneminde de izlenecek olan devlet politikasını yansıtır.
Dördüncüsü, Batılı devlet adamlarının bu türden davranışlarına yıllardır muhatap olan Türkiye, bu durumun sebeplerini sorgulamalıdır. Türkiye’nin sessiz, edilgen tavrının, Batılıları daha da cesaretlendirdiğini görmelidir. Bu küstahlıklara karşı en sert tavrı göstermelidir. Durumu kınayan açıklamalar yaparak konuyu geçiştirmemelidir. Batılı devlet adamlarına, Türkiye’deki muhataplarının kim olduğunu, Cumhuriyet’in nasıl kurulduğunu, kurucu ilkelerinin neler olduğunu, devlet geleneğini hatırlatmalıdır.
Beşincisi, Patrikhane’nin devlet içinde devlet olma çabasına, patriğin, din adamı olmanın ötesinde, devlet adamı olarak davranmasına izin verilemez. Bu konunun ülkemizdeki en yetkin uzmanlarından, sessiz kahramanlarından olan Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sibel Özel şu uyarıyı yapmaktadır: “Türkiye, Patrikhane’nin ökümenik sıfatını kullanmasına izin vermemiştir. Patrikhane’nin, bu sıfatı kullanmasının, hukuki ve siyasi sonuçları vardır. Eğer Patrikhane ökümenik olursa, patriğin Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olma zorunluluğu ortadan kalkacaktır. Patrikhane, uluslararası hukukta tüzelkişiliğe kavuşacak, hukuken süje olacak, Türk hukukunun dışına çıkıp, uluslararası hukuka tabi bir kurum olacaktır. Türkiye’ye yönelik bu dayatmanın azınlık hukukuyla ilgisi yoktur. Dinle de ilgisi yoktur. Türkiye’den hak, hukuk değil, imtiyaz, ayrıcalık talep edilmektedir”.
Kısacası, milli egemenlik; siyasi, hukuki, idari, mali ve diğer tüm boyutlarıyla bir bütündür. Bölünemez. Devredilemez. Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet, bize bunu öğretmiştir."
Azerbaycan-Ermenistan savaşı: Ermeniler yine sivilleri vurdu!9 izlenme
Mustafa Desitici’den flaş açıklamalar! ‘Döviz her gün yükseldiğinde el ovuşturanlar unutmasınlar…’9 izlenme
Son dakika: Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'dan flaş koronavirüs aşısı açıklaması13 izlenme
Zeren'i hayattan koparan facia tekrarlandı: Bir KYK yurdunda daha asansör düştü!8 izlenme
Adana'da eylem hazırlığındayken yakalanmıştı! Kirli planını itiraf etti!.21 izlenme
Aşı savaşları başladı! Bilgisayar korsanları koronavirüs aşısının sırrının peşinde8 izlenme
Villasını 100 milyona satışa çıkardığı söylenen Cem Yılmaz sinirlendi: Komik değil11 izlenme
Bir anket de İYİ Parti'den6 izlenme