Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek'e WhatsApp kumpası mı kuruldu? Eşi "yapay zekâ" dedi, 2 ay önce suç duyurusu yapılmış

0 izlenme 07 Ağustos 2026
Reklamlar

Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek’e ait olduğu öne sürülen WhatsApp yazışmalarının aylar önce ailesine gönderildiği ve 19 Haziran’da suç duyurusu yapıldığı ortaya çıktı. Çiçek’in eşi ile avukatı, görüntülerin yapay zeka ürünü olduğunu söyledi.


Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek'in gözaltına alınmasının ardından ona ait olduğu iddia edilen WhatsApp yazışmaları servis edildi. Sosyal medyada yayılan, rüşvet iddiaları ve özel hayata ilişkin ifadelerin yer aldığı ekran görüntüleri hakkında Çiçek cephesinden ilk açıklama geldi.

Söz konusu yazışmaların yaklaşık aylar önce bilinmeyen bir numaradan İlkay Çiçek'in eşi Melek Çiçek'e gönderildiği ortaya çıktı. Çiçek ailesi, sahte olduğunu savunduğu yazışmalar üzerinden şantaj, tehdit ve iftiraya maruz kaldıkları gerekçesiyle 19 Haziran'da İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.

Ancak bu başvuruya ilişkin soruşturma henüz sonuçlanmaz, yazışmaları gönderen kişi ya da kişiler tespit edilemezken; aynı görüntülerin Menderes Belediyesine yönelik operasyonun ardından yeniden gündeme getirilmesi ve mevcut soruşturmayla ilişkilendirilmesi dikkat çekti.

İlkay Çiçek'e WhatsApp kumpası mı kuruldu? Eşi "yapay zeka" dedi, 2 ay önce suç duyurusu yapılmış - Resim : 1

İlkay Çiçek'in eşi Melek Çiçek de yazışmaların gerçek olmadığını savunarak yapay zekâ ve dijital montaj yöntemleriyle hazırlandığını söyledi.

Melek Çiçek, sosyal medyada yayılan içeriklerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, "Ben öncelikle bir anneyim ve eşim. Sosyal medya üzerinden yapay zekâyla hazırlanan yalan yanlış haberlerin son bulmasını istiyorum. Elinizi vicdanınıza koyun. İki tane evladım var. Onları düşünün. Adaletin yerini bulmasını istiyorum, eşime güvenim sonsuz" dedi.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Menderes Belediyesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, Belediye Başkanı İlkay Çiçek'in de aralarında bulunduğu 16 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Gözaltındakilerin İzmir İl Jandarma Komutanlığındaki işlemleri sürerken Çiçek'in eşi Melek Çiçek ve avukatı Atalay Aksay açıklama yaptı.

"YAZIŞMALAR İÇİN SUÇ DUYURUSU 19 HAZİRAN'DA BULUNULDU"

Çiçek'in avukatı tarafından yapılan yazılı açıklamada, 4 Ağustos'ta başlatılan gözaltı işleminin rüşvet ve irtikap soruşturması kapsamında uygulandığı belirtildi. Dosyada kısıtlama kararı bulunduğu, Çiçek'in henüz ifadesinin alınmadığı ve hakkında iddianame düzenlenmediği kaydedildi.

Açıklamada, sosyal medyada yayılan WhatsApp görüntülerinin ise yürütülen soruşturmadan tamamen ayrı olduğu savunuldu. Söz konusu görüntüler nedeniyle 19 Haziran'da İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu bildirildi.

Başvurunun, kimliği belirlenemeyen kişi veya kişiler tarafından dijital montajla üretildiği öne sürülen yazışmalar ile Irak ülke koduna sahip bir telefon numarasından gönderilen şantaj, tehdit, hakaret ve iftira içerikli mesajlara ilişkin olduğu ifade edildi.

"461 MESAJ AYNI GÜN OLUŞTURULDU"

Avukatlık açıklamasında, ekran görüntülerinde tarih olarak yalnızca “bugün” ifadesinin yer aldığı belirtildi. Karşılıklı olduğu iddia edilen 461 mesajın tamamının aynı gün içinde yazıldığı ve görüntülerin de o gün kaydedildiği savunuldu.

"HER İKİ TARAF DA AYNI YAZIM HATALARINI YAPTI"

Yazışmaların iki tarafında da aynı yazım yanlışlarının bulunduğu ileri sürüldü. “Mahf ederim” ifadesinin her iki tarafta da aynı şekilde yazıldığı, “de” ve “da” bağlaçları ile soru eklerinin benzer biçimde hatalı kullanıldığı belirtildi. Bu ayrıntıların, içeriklerin tek kişi tarafından hazırlandığını gösterdiği iddia edildi.

"SORUŞTURMANIN DAYANIĞI GİBİ SUNULDU"

Açıklamada, doğruluğu adli makamlarca teyit edilmeyen görüntülerin bazı medya kuruluşları tarafından gözaltı soruşturmasının dayanağıymış gibi sunulduğu savunuldu. Yazışmaların mevcut soruşturmayla bağlantısının bulunmadığı ve bu yayınların kamuoyu algısını yönlendirdiği ileri sürüldü.

Çiçek'in henüz ifadesi alınmadan suçlu ilan edildiği belirtilen açıklamada, yayımlanan içeriklerin ailesi ve iki küçük çocuğu üzerinde geri döndürülemez etkiler bırakabileceği ifade edildi.

Çiçek'in avukatı Atalay Aksay'ın 19 Haziran'da yaptığı suç duyurusunda, içeriklerin Çiçek'in siyasi ve toplumsal itibarını zedelemek, aile birliğini sarsmak ve baskı ortamı oluşturmak amacıyla hazırlandığı öne sürüldü.

Başvuruda, mesajları gönderen telefon hattının kullanıcılarının belirlenmesi için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan HTS, baz istasyonu, IP ve IMEI kayıtlarının istenmesi talep edildi. Şüphelilerin tespit edilmesi, dijital materyallerine el konulması ve görüntülerin üretildiği cihazlarda adli bilişim incelemesi yapılması istendi.

Çiçek'in 2 ay önce yaptığı suç duyurusunda başsavcılık makamından talep ettiği hususlar da şöeyleydi:

"Yukarıda arz ve izah edilen nedenler ve resen gözetilecek
hususlar ışığında; +964 751 714 73 06 numaralı GSM hattının kullanıcısı/kullanıcılarının tespiti amacıyla ivedilikle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na (BTK) müzekkere yazılarak HTS, baz istasyonu, IP ve IMEI kayıtlarının celbine,

1.İlgili şüpheli veya şüphelilerin kimliklerinin tespiti ile yakalanarak ifadelerinin
alınmasına,
2.Şüphelilere ait dijital materyallere el konulmasına ve kurgu/montaj içeriklerin üretildiği
cihazların tespiti için adli bilişim incelemesi yapılmasına,
3.Yürütülecek etkin soruşturma neticesinde şüpheli/şüpheliler hakkında yazılı suçlar ve
Savcılığınızca re'sen tespit edilecek suçlar yönünden iddianame düzenlenerek kamu
davası açılmasına karar verilmesini talep ederiz."

İLKAY ÇİÇEK'İN AVUKATININ YAZIŞMALAR HAKKINDAKİ AÇIKLAMASI

İlkay Çiçek'in avukatının yazılı açıklaması şöyle:

"Müvekkilimiz Menderes Belediye Başkanı Sn. İlkay Çiçek hakkında 04.08.2026 tarihinde
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen rüşvet ve irtikap soruşturması kapsamında
gözaltı işlemi uygulanmıştır. Bu dosya kolluk ve savcılık nezdinde devam etmekte olup dosya hakkında
kısıtlama kararı alınmıştır. Müvekkilin henüz ifadesi alınmamıştır, hakkında bir iddianame
düzenlenmemiştir, herhangi bir mahkûmiyet kararı verilmemiştir.
Bundan tamamen ayrı olarak, 19.06.2026 tarihinde müvekkilimiz adına, kimliği belirsiz
kişi/kişilerce dijital montaj yöntemleriyle üretilen sahte WhatsApp yazışmaları üzerinden
müvekkilimize +964 751 714 73 06 numaralı telefon üzerinden yapılan şantaj, tehdit, hakaret ve iftira
içerikli mesajlar nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmuş olup bu
dosyada şüpheli/şüpheliler henüz tespit edilebilmiş değildir. Basitçe, bir uzman olmaksızın mesajlar
incelendiğinde zaman olarak sadece “bugün” yazılıdır. Başkaca bir zaman birimi mevcut değildir. Yani
iki taraflı yazılan aynı gün içerisinde 461 adet yazışma yapılmış olup, tüm kayıtlar mesajların çekildiği
gün alınmıştır. Ayrıca karşılıklı yapıldığı iddia edilen bu gerçeğe aykırı yazışmalarda aynı yerlerde,
aynı yazım hataları her iki tarafça yapılmıştır. (Her iki taraf da “mahf ederim” şeklinde hatalı yerden
ayırarak kelime kullanmakta, “de, da” bağlaçları ile “mısın”, musun” soru eklerini ayırmadan
kullanmaktadır) Anlaşılacağı üzere yazışmaları bir kişi oluşturmuş, oluşturduğu gün kayda almış,
bekleyip whatsapp’ın tarih zaman damgası basmasına bile sabredememiştir.
Ne var ki bazı ulusal ve yerel medya kuruluşları ile tabloid yayın organlarınca, hakkında
herhangi bir doğrulama yapılmamış, hiçbir adli mercii tarafından delil olarak kabul edilmemiş bu
montaj içerikli sahte yazışmalar, sanki müvekkilimiz hakkındaki gerçek soruşturmanın bir
dayanağıymış gibi kamuoyuna sunulmuştur. Gerçek soruşturma süreciyle hiçbir ilgisi bulunmayan,
tamamen kurgu bir materyalin bu şekilde haber malzemesi haline getirilmesi, kamuoyu algısını
yönlendirmek amacıyla kullanılan açık bir dezenformasyon örneğidir ve kabul edilemez. Müvekkilim
evli, iki küçük çocuğu olan herkes gibi bu ülkede namusu ve şerefi için yaşayan, mahalleli ile, komşusu
ile iletişim kuran, anne ve babası hayatta olan mütevazi bir hayat yaşayan başkanlık görevinden önce
bir vatandaştır. Bu görevi gelip geçicidir, ailesi, akrabaları, arkadaşları, komşuları yaşamının geri kalanı
özgürlüğü ile birlikte elinden alınmıştır. Müvekkilimiz hakkında henüz ifade dahi alınmamış,
iddianame düzenlenmemişken; kendisinin peşinen suçlu ilan edilircesine, kamuoyu önünde
"yargılanmış" hatta "infaz edilmiştir.
Kaldı ki yürütülen soruşturmanın sonucu ne olursa olsun, kamuoyuna bu şekilde sunulan asılsız
ve kurgu içeriklerin oluşturduğu itibar kaybı, müvekkilimizin ailesi ve küçük yaştaki çocukları üzerinde
geri döndürülemez olumsuz bir etki bırakmaktadır. Bu açıklama, sürecin bir tarafı olmayan ve hiçbir
sorumluluğu bulunmayan çocukların ve ailenin bu durumdan zarar görmemesi gerektiğini kamuoyuna
hatırlatmak amacıyla da yapılmaktadır. Zaten biri dört diğeri on bir yaşındaki bu güçlü çocuklar,
hayatlarının sonuna kadar şafak operasyonu ile evlerinin darmadağın edilişini, babalarının gözlerinin
önünde gözaltına alındığı gerçeği ve travması ile yaşayacaktır.
Bu doğrultuda; basın-yayın organlarını, doğruluğu adli makamlarca teyit edilmemiş içerikleri
haber kaynağı olarak kullanmaktan kaçınmaya, sahte yazışmaların gerçek soruşturmayla
ilişkilendirildiği yayınları düzeltmeye davet ediyor; Basın Kanunu'nun 14. maddesi ve ilgili mevzuat
kapsamındaki tekzip ve düzeltme haklarımızın saklı olduğunu, sahte içerikleri üreten ve yayan
kişi/kişilere yönelik soruşturmanın etkin biçimde sürdürülmesini talep ettiğimizi kamuoyuna saygıyla
duyururuz."

Kaynak: Halk TV

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Bir alkol grubuna daha zam geldi Türk ihracatçılar, İsrail'le ticaret yasağını delmenin yolunu arıyor İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ABD'ye rest çekti: "Korkum yok" Deprem bölgesinde skandal: Çadırkentte hükümeti eleştiren depremzede kadından kan donduran sözler