Kocam, on sekiz yaşındaki oğlumuzu evden kovdu.

Bavulun içindekini gördüğüm anda nefesim kesildi.
İçinde tomar tomar belgeler, eski fotoğraflar, birkaç USB bellek ve sararmış bir dosya vardı. En üstte ise yıllar önce Cemal'in kullandığını hatırladığım deri kaplı küçük bir ajanda duruyordu.
"Kaan... Bunlar ne?"
Oğlum derin bir nefes aldı.
"Anne, önce sana bebeği anlatmam gerekiyor."
Sessizce başımı salladım.
"Birkaç ay önce bir kafede çalışmaya başladım. Orada üniversite öğrencisi Derya ile tanıştım. Hamileydi. Ailesi onu reddetmişti. Çocuğun babası ise ortadan kaybolmuştu. Kalacak yeri olmadığı için ona yardım ettim."
Bebeğe baktım. Derin bir uykudaydı.
"Doğumdan sonra Derya ağır bir enfeksiyon geçirdi. Hastaneye kaldırıldı. Bana sadece bebeğini emanet etti. 'Kimseye güvenemiyorum' dedi."
"Şimdi nerede?"
Kaan gözlerini yere indirdi.
"Dün gece hayatını kaybetti."
İçim burkuldu.
"O zaman bu bavul?"
Kaan, ajandayı elime uzattı.
Reklamlar