Kocam, on sekiz yaşındaki oğlumuzu evden kovdu.

Kocam, oğlumuz on sekiz yaşına girer girmez onu evden gönderdi. Bir yıl sonra oğlumuz, yanında yeni doğmuş bir bebekle geri döndü. Babası hakkında anlattıkları ise bütün hayatımı sorgulamama neden oldu.

Yirmi üç yıldır Cemal ile evliydim. Herkes onu dürüst, disiplinli ve güvenilir biri sanıyordu.

Fakat gerçek yalnızca bu evin duvarları arasında saklıydı.

Cemal, erkeklerin sert yetişmesi gerektiğine inanıyordu.

Kaan on sekiz yaşına bastıktan sonraki sabah kahvaltı ederken önüne bir spor çantası bıraktı.

"Toparlan. Bu evden ayrılıyorsun."

Şok içinde kaldım.

"Bu kadar acımasız olamazsın," dedim.

"O artık çocuk değil," diye cevap verdi.

Kaan'ın gözlerinden yaşlar süzülüyordu.

Ama sesi buz gibi sakindi.

"Bir gün bunun bedelini ödeyeceksiniz."

Cemal'i vazgeçirmeye çalıştım.

Başaramadım.

Kaan'a biraz daha beklemesini söyledim.

Ama beni dinlemedi.

Çantasını aldı ve çekip gitti.

Tam bir yıl boyunca onu aradım.

Mesaj göndermeyi hiç bırakmadım.

Defalarca özür diledim.

Yalnızca yaşadığını bilmek istedim.

Fakat tek satır bile cevap alamadım.

Cemal ise hiç pişman olmadı.

"Hayat insanı böyle büyütür," diyordu.

Geçen perşembe kapı çaldığında evde yalnızdım.

Kapıyı açınca gözlerime inanamadım.

Karşımda Kaan vardı.

Oldukça bitkin görünüyordu.

Kucağında hastane battaniyesine sarılmış minicik bir bebek vardı.

Diğer elinde eski bir bavul taşıyordu.

"Kaan... Bu bebek kim?"

"Anne..."

"Ne olur beni içeri al."

Onu hemen eve aldım.

İlk söylediği söz içimi ürpertti.

"Sakın babama haber verme."

"Neden?"

"Yoksa..."

Sonra başını iki yana salladı.

"Bu bebek bana ait değil."

Ardından gözlerimin içine bakıp fısıldadı.

"Anne... Cemal hakkında bilmediğin çok korkunç şeyler var."

Bebeği kollarıma verdi.

Eski bavulunu önüne çekti.

Titreyen elleriyle açtı.

Kapağı tamamen kaldırdığı anda gördüğüm manzara karşısında nefesim kesildi... Devamı ilk yorumda ⬇
Reklamlar