Hayatımın en mutlu günü."
"Bugün bana yeniden âşık oldu."
"İlk kez anne olduğunda senden gözümü alamamıştım."
Her satır kalbime ayrı bir hançer gibi saplanıyordu.
Fotoğrafların altında ikinci bir zarf vardı.
Bu kez içinde banka hesap belgeleri, tapular ve noter evrakları bulunuyordu.
Ahmet, yıllarca biriktirdiği her şeyi benim adıma devretmişti.
Evimiz, yazlığımız, yatırımları, emeklilik fonları...
Hiçbir şey Ceren'e bırakılmamıştı.
Şaşkınlıkla ona döndüm.
"Ama siz evliydiniz."
Ceren buruk bir gülümsemeyle başını salladı.
"Resmiyette öyleydik."
Ne demek istediğini anlayamadım.
Derin bir nefes aldı.
"Gerçek şu ki Ahmet bana hiçbir zaman eş gibi davranmadı."Aynı evde yaşadık ama ayrı odalarda kaldık. Bana en başından her şeyi anlattı. Bir hemşire olarak hastalığını takip etmemi istedi. Çünkü senden gizli tedavileriyle ilgilenecek güvenilir birine ihtiyacı vardı."
Sözleri boğazımda düğümlendi.
"Yani..."
"Evet." dedi.
"Aramızda hiçbir zaman düşündüğün gibi bir ilişki olmadı."
O an bütün parçalar yerine oturmaya başladı.
Ahnmet'in bana attığı soğuk mesajlar...
Telefonlarını kısa kesmesi...
Bana sürekli uzak davranması...
Hepsi beni kendinden nefret ettirmek içindi.
Kasadaki son kutuyu açtım.
İçinden yıllardır kayıp sandığım mavi kravat çıktı.