Kocam, 4. Evre Kanser

Mührü titreyen ellerimle açtım. İçinden tek sayfalık bir mektup çıktı. En üstünde Ahmet'in el yazısıyla yalnızca şu cümle vardı:

"Benden nefret ederek yaşayacağını biliyorum ama bunu yapmak zorundaydım. Eğer bu mektubu okuyorsan, planım istediğim gibi sonuçlandı."

Nefesim kesildi.

Devamını okumaya cesaret edemedim. Gözlerim dolarken Ceren sessizce karşımdaki koltukta oturuyordu.

"Devam et," dedi usulca. "Her şeyi bilmeye hakkın var."

Derin bir nefes alıp okumayı sürdürdüm.

"Kanser olduğumu öğrendiğim gün doktorlar bana en fazla altı ay ömür biçti. Aynı gün başka bir gerçeği daha öğrendim. Senin yaptırdığın rutin kontrollerde ciğerinde şüpheli bir leke görülmüştü. Doktorun kesin tanı koymadan seni korkutmak istememişti ama ben dosyanı yanlışlıkla gördüm. O an tek düşündüğüm şey, eğer gerçekten hasta olursan beni kurtarmaya çalışırken kendi tedavini ihmal edeceğindi."

Şaşkınlıkla Ceren'e baktım.

"Bu... doğru mu?"Başını yavaşça salladı.

"Dosyanı gerçekten görmüştü."

Mektupta satırlar devam ediyordu.

"Seni tanıyorum. Benim için her şeyini satar, bütün birikimimizi tüketir, geceni gündüzüne katardın. Ama benim kurtulma ihtimalim neredeyse yoktu. Ben giderken senin de hayatının bitmesini istemedim."

Gözyaşlarım kâğıdın üzerine damlıyordu.

"Bu yüzden senden nefret etmeni sağlayacak tek yolu seçtim. Beni sevseydin yas tutacaktın. Ama bana öfkelenirsen yaşamaya devam edecektin."

İçimde yıllardır biriken öfke, yerini tarifsiz bir boşluğa bırakıyordu.

Mektubun sonunda küçük anahtarın neye ait olduğu da yazıyordu.

"Bankadaki kiralık kasanın anahtarı. İçindekilerin hepsi senin."

Ceren çantasından bir dosya daha çıkardı.

"Bankaya birlikte gitmemizi istedi."

Ertesi gün bankaya gittik.

Görevli kasayı açıp önümüze koyduğunda ellerim yeniden titremeye başladı.

İçinde altınlar ya da yüklü miktarda para bekliyordum.

Fakat kasadan önce onlarca fotoğraf çıktı.

İlk fotoğraf düğünümüzdendi.

Sonrakiler çocuklarımızın doğum günleri, tatillerimiz, yılbaşı sofralarımız...

Her fotoğrafın arkasına Ahmet kendi el yazısıyla küçük notlar düşmüştü.
Reklamlar