Ben sokağın köşesinde beklerken içeriden konuşmalar yeniden yükseldi.
Bu kez kapının tam kapanmadığını fark ettimSessizce geri döndüm ve antrede durarak dinlemeye başladım.
Sung-ho’nun sesi bu kez daha sakindi.Artık ona gerçeği söylemelisin. Nehir’in seni hâlâ sevdiğini görmüyor musun?”
Ji-ho bir süre cevap vermedi.Sonra derin bir nefes aldı.
“Ben onu hiçbir zaman kullanmak istemedim.”
Babası sertçe cevap verdi.Ama kullandın.”
Bu kelimeyi duyunca kalbim sıkıştı.
Ji-ho konuşmaya devam etti.Evlendiğimizde her şey farklıydı. Babamın şirketi iflasın eşiğindeydi. Bankalar bizi sıkıştırıyordu. Annemin tedavisi için para gerekiyordu. Nehir’in çalıştığı şirketin benim işime yatırım yapma ihtimali olduğunu biliyordumSung-ho’nun sesi titredi.
“Bunun için onunla mı evlendin?”
“Başlangıçta evet.”O anda gözlerimi kapattım.
Sanki birisi göğsümün içine taş doldurmuştu.
Nehir’in yıllardır sevgi sandığı şeyin arkasında hesap olduğunu düşünmek bile dayanılmazdAma Ji-ho hemen ardından başka bir şey söyledi.
“Fakat sonra ona gerçekten âşık oldum.”Babası sustu.
Ji-ho devam etti.
“İlk başta planım basitti. Nehir’le evlenecek, onun çevresinden destek bulacak ve ailemi kurtaracaktım. Ama sonra onun nasıl biri olduğunu gördüm. Annemi hastanede yalnız bırakmadı. Babamın borçlarını öğrendiğinde beni suçlamadı. Hatta kendi birikimini kullanarak annemin ameliyat masraflarının bir kısmını ödedi.”