Nermin Hanım gözlerinin içine bakarak cevap verdi:
“Ben seni genç olduğun için değil, yanımda kendim gibi olabildiğim için seviyorum.”
Aylar sonra evlenmeye karar verdiler.
Düğün günü geldiğinde salondaki herkesin aklında aynı soru vardı:
Bu evlilik gerçekten aşk mıydı?
Nikâh memuru ikisine de evlilik kararlarını sorduğunda Nermin Hanım hiç tereddüt etmeden “Evet” dedi.
Arda'nın sesi de aynı kararlılıkla yükseldi.Evet.”
Alkışlar başladı.
Daha sonra fotoğraf çekimleri sırasında Arda, Nermin Hanım'ın yanına geçti. Ona baktı, hafifçe gülümsedi ve yanağına bir öpücük kondurdu.Fotoğrafçı o anda deklanşöre bastı.
Ortaya kusursuz olmayan ama samimi bir fotoğraf çıktı.
Nermin Hanım'ın gözlerinde mutluluk vardı.
Arda'nın yüzündeyse gururdan çok huzur okunuyordu.
Düğünden birkaç gün sonra Nermin Hanım'ın en büyük oğlu annesinin evine geldi.Uzun süre konuşmadan oturdu.
Sonra annesine baktı.
“Anne…”
“Efendim?”
“Başta çok korktum.”
Nermin Hanım sessizce onu dinledi.
“O senden küçük diye değil,” diye devam etti oğlu. “Seni birinin kandırmasından korktum. Ama seni son zamanlarda hiç böyle görmemiştim.”