Murat'la birlikte hızla üst kata çıktık. Çığlık öylesine yüksekti ki bir an gerçekten kötü bir şey olduğunu sandım. Yatak odasının kapısını açtığımızda Neriman Hanım, iç çamaşırı çekmecemin önünde dizlerinin üzerine çökmüş, iki elini yüzüne kapatmıştı. Çekmece tamamen açılmıştı ve etrafa yüzlerce renkli kâğıt dağılmıştı.
Murat şaşkınlıkla annesine koştu.
"Anne, iyi misin? Ne oldu?"
Neriman Hanım titreyen bir sesle çekmeceyi işaret etti.
"Bu... Bu da ne?"
Çekmecenin içine yerleştirdiğim ince plastik kutu açılmış, içindeki rengârenk biyobozunur simler ve küçük kâğıt parçaları odanın dört bir yanına saçılmıştı. Kutunun kapağına da büyük harflerle şu notu yapıştırmıştım