Eve Üç Saat Erken Geldim

İşte o anda Selin’in yıllardır içine attığı her şey değişti.

Altı yıldır evin kredilerini, araçları, tatilleri ve kayınvalidesinin pahalı harcamalarını büyük ölçüde kendisi karşılıyordu. Buna rağmen ailesi sürekli onun mütevazı geçmişiyle alay ediyor, kazandığı parayı kullanırken ona saygı göstermiyordu.

Selin oğlunu annesinin sırtından indirdi, annesinin elini tuttu.

“Buradan gidiyoruz.”

Neriman Hanım ayağa fırladı.

“Yemek daha bitmedi!”

Kaan da karısına dönerek özür dilemesini istedi.

Selin tartışmadı.

Telefonunu çıkardı ve evin kendisine bağlı akıllı sistemlerini kapattı. Klima sustu, televizyon kapandı, garaj erişimleri iptal edildi.

Kaan şaşkınlıkla:

“Ne yaptın sen?” diye sordu.

Selin sakin şekilde cevap verdi:

“Size gerçekten kendi imkânlarınızla karşılayabileceğiniz hayatı bıraktım.”

Ardından annesi ve oğluyla evden çıktı.

Sokağın tam karşısında, sitenin en gösterişli villası bulunuyordu. Kaan ve annesi yıllardır bu eve hayranlıkla bakıyordu.

Selin villanın kapısındaki biyometrik sisteme parmağını koydu.

Kapı açıldı.

Kaan arkasından koşarak:

“Bu evin anahtarı neden sende?” diye bağırdı.

Selin arkasına dönüp tek bir cümle söyledi:

“Çünkü bu evi üç yıl önce ben satın aldım.”

Villa tamamen Selin’in kendi kazancıyla alınmış ve kendi adına kayıt edilmişti.

Ancak gerçekler bununla sınırlı değildi.

Selin yıllar önce yaşadığı başka bir aşağılanmadan sonra hukuki danışmanlık almış, kendi şirketini kurmuş ve tüm gelirlerini yasal olarak ayrı tutmuştu. Şirketi sağlık sektöründe hızla büyümüş, Selin ekonomik olarak ailesinin sandığından çok daha güçlü hâle gelmişti.
Reklamlar