TİP Genel Başkanı Erkan Baş, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Bolu Kartalkaya'da Grand Kartal Otel'de meydana gelen yangın faciasına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Çeşitli afetler olabileceğini ancak afeti felakete çevirenin siyaset, iktidarın siyasi politikaları olduğunu belirten Baş, Bolu'da yine çok acı bir olay yaşandığını belirtti. Baş, sözlerini şöyle sürdürdü;
*Utanarak söylüyoruz, kendi parti kongrelerini ertelemeye bile tenezzül etmedikleri, şov yaptıkları bir kaç saatten sonra bakanlar olay yerine doğru hareket ettiler. Sadece geçmişte sözde muhalif olan bir milletvekilinin kendilerine katılmasını, bu şovu sürdürebilmek için saatlerce yaşadığımız felaketin boyutlarını kamuoyundan gizleyen bir kötülükle karşı karşıyayız.
*İlk saatlerde pek çok yere, siyasi çevrelere, milletvekillerine ulaştığına göre bakanlara da çoktan ulaştığını düşündüğümüz, katliamın vehametini gösteren veriler olmasına rağmen bunları küçük göstererek kendi kongrelerini devam ettirdiler.
*Ondan sonra bakan gitti ve bir insanı izlerken ne kadar utanılabiliyorsa o kadar utanılan bir açıklama yaptı. İnsan bir üzüntü gösterir, bir acı hissettiğini karşısındakilere hissettirir.
*Konuşmanın tamamı kendisinin sorumsuz olduğu ve suçsuz olduğu üzerine kurulu bir konuşmaydı. Bugün bunu bütün ayrıntılarıyla konuşmamız gerekiyor.
Yaşanan felaketlerin araştırılmadığını ve yenilerinin yaşanmaya devam ettiğini belirten Baş, AK Parti'nin 22-23 yıllık iktidarında her yıl büyük bir felaket yaşandığını söyledi. Erkan Baş, şöyle konuştu:
*Dikkat edin bu yaşadığımız felaketlerin bir tane gerçek sorumlusu ortaya çıkartılmadı. İktidara geldiler hemen arkasından Bingöl depreminde 176 yurttaşımızı kaybettik, 'Bizim bir sorumluluğumuz yok' dediler. Bakın dünyanın en güvenilir ulaşımı demiryolu olarak kabul edilir. Bu iktidar döneminde Türkiye demiryolları katliamları yaşayan bir ülke oldu.
*Bugün belki unutturulmak isteniyor ama bu iktidarın en önemli isimlerinden bir tanesi, Tayyip Erdoğan’ın en güvendiği isimlerden bir tanesi, ‘son başbakan’ sıfatıyla ortalıkta gezen Binali Yıldırım Ulaştırma Bakanı iken Pamukova’da adına hızlandırılmış tren dedikleri ucube bir proje 41 insanımızın hayatına mal oldu.
*Binali Yıldırım’ın veya Tayyip Erdoğan’ın tabii ki konuyla hiçbir alakası yoktu. Yetmedi arkasından Kütahya’da bir tren kazası yaşadık, yine aynı şey. Unutulmasın diye bugün hepsini tek tek sayacağım. Çünkü biz unutuldukça, bunların hesabını soramadıkça geleceğimizi kaybediyoruz. Sadece geçmişe dönük bir hesaplaşma içerisinde değilim.
TİP Genel Başkanı Erkan Baş, Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’de meydana gelen yangın faciasında, "Bolu Belediyesi mi, Kültür ve Turizm Bakanlığı mı suçlu" diye tartışıldığını belirterek, şunları kaydetti:
*Kendi kamuoylarında bir tartışma yaratmaya çalışıyorlar. Kardeşim, Yenidoğan Çetesi'ni Bolu Belediyesi mi yaptı? Kendi Bakanlığını Bolu Belediyesi mi dolandırdı? Soma katliamının sorumlusu Bolu Belediyesi mi? Nasıl utanmaz insanlarsınız siz? Her gün memlekette büyük bir acı yaşatıyorsunuz ve her seferinde çıkıp tekrar tekrar yeni bahaneler bularak, yeni sorunlar tayin ederek kendinizi kurtarmaya çalışıyorsunuz.
*Dünyada böyle bir örnek yok. Bu kadar yüzsüz, sorumsuz, bu kadar Tayyip Erdoğan’dan başka hiçbirşeyden korkmayan bir insanı nasıl bir araya getirdiler gerçekten çok merak ediyorum. Diyelim ki suçlu değilsin, sen Turizm Bakanı değil misin kardeşim ve bu ülkede bir otelde çıkan yangın sonucunda çoluk çocuk hayatını kaybediyor.
*Nasıl insan içine çıkıp konuşabiliyorsunuz? 'İstafa et' diyoruz, istifa ne, senin sanık sandalyesine oturman lazım, hesap vermen lazım. Memlekette ara ara iyi birşey olsa dünya lideri büyük reis Tayyip Erdoğan başarıyor, her tür kötülük, rezillik, utanmazlık, katliam, bunlar Allah’tan. Bu anlayışı bir an önce tarihin çöplüğüne göndermek zorundayız.
Katliamın yaşandığı otelin Turizm işletme belgesini düzenlemekle görevli kurumun doğrudan Kültür ve Turizm Bakanlığı olduğunu, bu nedenle esas sorumluluğun bu kurumda bulunduğunu ifade eden Erkan Baş, şunları söyledi:
*Bununla birlikte elbette yapı sahibi, o otelin yöneticileri onların da doğrudan sorumlulukları var. Ama bu kadar açık hükümler varken, yönetmeliklerde çok net tarif edilmişken, İçişleri Bakanı, '10 günde buluruz, soruşturmayı tamamlarız' diyor. Siz değil miydiniz bu Cumhurbaşkanlğı sisteminde herşey çok hızlı olacak diyen?
*İşinize geldiğinde insanlar daha kürsüden inmeden insanlar hakkında soruşturma açıyorsunuz, işinize geldiğinizde jet hızıyla kararlar veren yargınız var. Ne yapacaklar o 10 gün, İletişim Başkanlığı stratejisini belirleyecek, kendi yandaş kalemlerine, medyaya, trollerine gerekli talimatları verecek. Gerekli kamuoyu oluşturulduktan sonra dönecek. Soruyorum, buraya turizm belgesi verilmiş mi? Verilmiş.
*Bakan bey bunu alıp kendi sitesine reklam yapabilmek için koymuş mu, koymuş. Bakın doğrudan bakan satıyor. Bakan bu işletmeden para kazanıyor. O zaman turizm yatırım, işletme ve kuruluşları denetim hakkındaki yönetmeliğe tabi mi burası, evet. Bu yönetmeliğe göre çok açık maddeler var doğrudan Turizm Bakanlığının sorumlu olduğu bir tablo ile karşı karşıyayız.
*Bakanlık buraya belge verdiği anda yurttaşa karşı sorumlulukta ortaktır. Yetmiyor bakanın sahibi olduğu şirket buranın yataklarını satıyor. Bakanlık koltuğunda oturan şahıs buradan kişisel olarak para kazanıyor. İşte o daha çok para kazanabilsin diye biz ölüyoruz... Şunu söylememiz lazım, oradaki itfaiye denetimi süreci hızlandırmak için yani oteller daha rahat çalışsınlar, daha çok para kazasınlar diye kaldıran bu AKP iktidarıdır...
*Nerede bir katliam varsa, nerede birçok insan oradaki yanlıştan, göz yummalar nedeniyle hayatını kaybediyorsa bunların hepsinin iktidarla doğrudan ve çok kuvvetli ilişkileri var. Bakıyoruz Grand Kartal Turizm Anonim Şirketi’nin teşvik listelerinde isimleri var. Yine bir katil adayı şirket doğrudan teşviklerle iktidar tarafından beslenmiş.
Erkan Baş, tüm bu denetimsizlikler ve ihmallerin, her geçen gün yeni bir katliamla yüz yüze yaşamayı beraberinde getirdiğini belirterek, "Temel mesele şudur, buralar, madenler, oteller genel olarak kamu denetiminden kaçırılan alanlar daha rahat sömürülebilsin diye, işçiler daha uzun saatler yoğun sömürüye maruz kalabilsin diye kamu denetiminden kaçırıyorlar. Serbest piyasanın insafına terk ediyorlar. Daha açık söyleyeyim buraları paranın insafına terk ediyorlar. Meslek odalarımızın şeytanlaştırılması, iktidarın hedefi haline getirilmesi sadece muhalefete gözdağı vermek için değil, bunun en önemli nedenlerinden bir tanesi bu yağma, talan ve denetimsizlik sürdürülebilir olsun diye. İstanbul Barosunun yönetim kurulu üyesi Fırat Öpözdemir’in aynı günlerde tutuklanması bir teseadüf değil. Mimarlar Odası’nın avukatlığını yapan Can Atalay’ın hala esir tutuluyor olması, Şehir Plancıları Odası eski Şube Başkanı Tayfun Kahraman’ın hala içeride olması tam da bu tabloyu tamamlıyor. Bolu'da yaşadıklarımız o yüzden doğrudan Gezi ile ilgili. O yüzden şimdi tekrar Gezi'yi şeytanlaştırmak için yeni hamlelere başladılar." dedi.
Sözcü
Konteyner kentten çıkarılmak istenilen vatandaş isyan etti: "Çöpten hurda toplayıp yaşıyorum. Biz terörist değiliz, mahkum değiliz, yoksuluz"
Görüntüler İstanbul'dan: Otobüsteki kadın sinir krizi geçirdi "Benim ülkemi lezbiyen yapamayacaksınız" diyerek bağırdı
Erdoğan, Yeniden Refah Partisi ile ilgili sorusunu beğenmediği A Haber muhabirini fırçaladı! ‘Rüya kendine gel’
Cunhur İttifakı'nın seçim ortağı HÜDAPAR'dan iktidara İsrail tepkisi: "Azerbaycan, Türkiye üzerinden İsrail’e yakıt gönderiyor"
Muharrem İnce, konuşması kesilip Erdoğan'a bağlanılınca sert tepki göstererek yayını terketti!
Müşterisini beklemeyen taksiciden akıllara durgunluk veren sözler! 'Ben Müslümanım tekelin önünde durmam'
Kurmay Subay töreninde Pakistanlı Binbaşı konuştu: "Atatürk'ün yetiştiği yerdeki öğrenimden gurur duyuyoruz"
SON DAKİKA! Dünyanın izlediği canlı yayında Putin'den Erdoğan ve Türkiye açıklaması
'Yılın ilk çeyreğinde % 4,5 büyüdük' diyen Damat Bakana cevabı vatandaşlar veriyor!
Metin Feyzioğlu, başkanı olduğu TBB'nin görevlerini bilmediği ortaya çıktı! 'Derin Devlet' yapılanmasını açıklayamadı!
Serdar Ortaç'tan ilk açıklama: "Nasıl bir illetse bu, herkesten özür diliyorum. Evimi barkımı aldı, paramı aldı, evliliğimi aldı, sağlığımı aldı bir de adliyeye düşürdü"
ATV muhabiri sokağa çıkma yasağını sordu, vatandaşın tepkisi üzerine arkasına bakmadan kaçtı!
Kâğıt toplayıcılığı yapan ataması yapılmayan öğretmen valiliğe isyan etti! 'Kimseye yük olmadan, çöpten yarattığımız iş imkânımızı ortadan kaldırıyorlar'
TEM Otoyolu'nda karşı şeride geçen hafriyat kamyonu 2 araca çarptı