Emekli kimya öğretmeni: "Biz artık öğün atlıyoruz. Birçok arkadaşımız tek öğüne düşürdü. Kemiği deldi geçti bıçak"

2 izlenme 10 Ocak 2026
Reklamlar

CHP'lilerin TBMM'deki oturma eylemine Kadıköy'den destek veren Tüm Emeklilerin Sendikası üyeleri en düşük emekli aylığında bin liralık ek artışın çare olmadığını her emekliye 20 bin lira seyyanen zam yapılmasını istedi. Destek eylemlerinin ikinci gününde ANKA'ya konuşan emeklilerden Abbas Işık, Mustafa Tekiz ve Hüseyin Yıldız, geçim, barınma, sağlık, eğitim ve sosyal yaşam alanlarında yaşanan çöküşe tanıklık ettiklerini anlattı. Emekli kimya öğretmeni Hüseyin Yıldız “Biz artık öğün atlıyoruz. Birçok arkadaşım tek öğüne düştü... Bir emekli geldi, poşetten ekmek gösterdi: ‘Bu benim iki günlük yemeğim’ dedi. Kışı camide geçiriyormuş. Gündüz AVM’de oturuyor. Metroda ısınıyor. Bu ülkenin insanına bu reva mı? Hani bıçak kemiğe dayandı diyorlar ya. Kemiği deldi geçti bıçak” dedi.

CHP milletvekillerinin TBMM'deki oturma eylemine Kadıköy'den destek veren Tüm Emeklilerin Sendikası üyeleri en düşük emekli aylığında bin liralık ek artışın çare olmadığını her emekliye 20 bin lira seyyanen zam yapılmasını istedi. Eylemlerinin ikinci gününde Kadıköy Rıhtım’da basın açıklaması gerçekleştiren emekliler, artan yaşam maliyetleri, sağlık giderleri, düşük maaşlar ve sosyal haklar üzerinden geçim sorununu anlattı. Söz alan emekliler yalnızca ekonomik taleplerini değil, toplumsal değerlerde yaşanan değişimi, eğitim sisteminin dönüşümünü ve sosyal çöküntüyü de dile getirdi.

Emekli öğretmen Abbas Işık: “Utanma mefhumu kalktı, küçük-büyük saygı kayboldu”

Söz alan emekli sınıf öğretmeni Abbas Işık, toplumsal dönüşümle ekonomik çöküşü bir arada tarif etti. Işık konuşmasında şunları söyledi:

“Ben Yalova'da kulübe gibi bir yerde oturuyordum. Ne TÜİK’in ne İTO’nun ne de diğer kurumların herhangi bir uygulaması yok. Kendi kafasına göre 700 ise 1200 diyor. Bunu arttırıyorlar. Denetlemenin de bir sonucu yoktur. Sadece iş yapmış olmak için yapıyorlar. Bu böyle değildi önceden. Biz geçmişin hayranı değiliz ama eskiden daha kötü durumlara düştük. Çünkü doğruluktan bahsedenler çıkıp ayakkabı kutularında paraları gösterdiler. ‘Ben yoksulum, zengin olursam ben bunu çalmışım demektir’ demişti. Bunu söylersem beni de belki tutuklarlar.

Eskiden bir utanma vardı. Küçük büyük saygı, sevgi vardı. Biz onu beğenmiyor, ilerletmek istiyorduk. Maalesef ilerletmeyi bırak hepsini arar olduk. Onun için de hiçbir şey yapamaz olduk. Utanma mefhumu kalktı. ‘Benim babam senin babanı döver’ durumuna düştük. Bu kadar küçülmeyelim diyorum. Eğitim sistemini bozdular. Öğretmenlikten gelmeyim. Bugün yetiştirdiğim öğrencilerim bana soruyor. Avrupa’da, Almanya’da, Rusya’da yaşayanlar diyor ki ‘Hocam sen bize hep dürüstlüğü öğrettin. Ama senin şeytan yok dediğin şeytanlar bizi mahvetti.’ Ben Topal Abbas olarak ekmeğimi, aşımı, ot kökünden de çıkartırım.”

Mustafa Tekiz: “Bu kötülüğün iktidarını değiştirmek emeklilerin elinde”

Sendika üyesi Mustafa Tekiz, geçinmenin artık yalnızca barınma ve gıda değil, hastalık ve yaşlılıkla mücadele olduğunu belirtti:

“Bugün emekliler geçinemiyor. Bunu sağır sultan bile biliyor, bizim sultan bilmiyor. Ama sağır sultan farkında. Bugün emekliler aile dayanışmasıyla yaşıyor. Çocuklarının yardımlarıyla yaşıyorlar. Bir aile dayanışması olmazsa emekliler sokağa çıkamazlar. Bir sürü kronik rahatsızlıkları var emeklilerin. Doktora gidip ilaç aldığında ayda 300-350 lira para. Şimdi ilaçlara da zam geldi. Burası İstanbul. Turistik bir şehir. Koreliler, Japonlar, Almanlar, İngilizler… Hepsi emekli ve geziyorlar. Biz de öyle yaşamak istiyoruz. Bunun için yılda 4 maaş ikramiye istiyoruz. ‘Ne zaman aldınız ki?’ diyorlar. 1980 öncesinde işçiler de memurlar da alıyordu.

İnsanca yaşam sadece karın doyurmak değildir. İnsan sosyal bir varlık. Gezmeye, tozmaya, eğlenmeye ihtiyacı var. Bir çay 30-60 lira. En düşük emekli aylığı 20.000 lira olacak diyorlar. Komik bir rakam. Bugün 16 milyon emekli var. Oy kullananların yüzde 30’undan fazlası emekli. Bu kötülüğün iktidarını değiştirmek emeklilerin elinde. Sadece istesinler. Başka yolu yok.”

Kimya öğretmeni Hüseyin Yıldız: “Birçok emekli eşleri ölmüş, üç dört kişi birleşip gecekondu semtinde ev tutuyor.”

Emekli kimya öğretmeni Hüseyin Yıldız, konuşmasında barınma krizini, sağlık harcamalarını ve sosyal çöküşü detaylarıyla anlattı:

“Türkiye’de emekli maaşıyla geçinmek mümkün değil. Kiralar ortada. İstanbul’da ortalama kira en az 30 bin lira. Benim aldığım para otuzun biraz üstü. Eşim çalışmamış olsaydı nasıl geçinecektim? Birçok emekli eşleri ölmüş, üç dört kişi birleşip gecekondu semtinde ev tutuyor. Tuvaleti banyosu dışarıda. Isınamıyorlar. Battaniye altında yaşıyorlar. Sokağa çıkamıyorlar. Dört stent var kalbimde. İlaca gidiyorum 350-400 lira. Reçete farkı, ilaç farkı, katılım payı… Bu nedir ya? Ben işe başladığımda böyle değildi. Devletle sözleşme yaptım. ‘Emekli olacaksın, insan gibi yaşayacaksın’ dediler. Şimdi yok.

Biz artık öğün atlıyoruz. Birçok arkadaşım tek öğüne düştü. En ucuz, en düşük kalitede mal alıyoruz. On market geziyoruz. Zincir marketlerin çürümüş meyvesini alıyoruz. Bedava değil, para ile. Bir emekli geldi, poşetten ekmek gösterdi: ‘Bu benim iki günlük yemeğim’ dedi. Kışı camide geçiriyormuş. Gündüz AVM’de oturuyor. Metroda ısınıyor. Bu ülkenin insanına bu reva mı? Hani bıçak kemiğe dayandı diyorlar ya. Kemiği deldi geçti bıçak.”

Halk TV

Kaynak: ANKA

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Kılıçdaroğlu ile Erdoğan arasında 7 puan fark var 10 Yıl Sonra da Anne Ve Oğlunu Erken seçim sinyali mi? Reuters duyurdu: "İktidar kesenin ağzını açacak" AFAD son dakika duyurdu