İçimdeki yükü daha fazla taşıyamayıp durumu Burcu’ya anlattım. Burcu, annemin haklarını korumak için harekete geçmemiz gerektiğini söyledi. Annemle birlikte aile evraklarını ve mal varlıklarını düzenlemeye başladık.
Bir salı öğleden sonra eve müteahhit Murat geldi. Masaya bir dosya koydu. “Hülya Hanım, anayol kenarındaki üç dönümlük arsa satışı için evrakları tamamlamaya geldim. Faruk Bey ile imzaladığınız sözleşme bu,” dedi.
Annem şaşkınlıkla sözleşmeye baktı. Yüzündeki bütün renk çekildi. “Ben böyle bir sözleşme imzalamadım. Bu imza bana ait değil!” dedi. Babam o an içeri girdi, elindeki anahtarlar yere düşüp çınladı. Yüzünde ilk kez gerçek bir korku gördüm. O an, babamın sakladığı tek sırrın Rukiye olmadığını anladım…Müteahhit Murat, babamın arsa satışı karşılığında kendisinden 1,5 milyon lira aldığını açıkladı. Sözleşmedeki babamın imzası gerçekti ancak annemin imzası sahteydi. Paranın büyük kısmı babamın gizli borçlarına ve Rukiye ile açmayı planladıkları işe gitmişti.Annem sakin bir sesle gerçeği sordu. Artık susamazdım. Babamın Rukiye ile olan gizli görüşmelerini, tansiyon bahanesiyle beni nasıl susturduğunu ve Kadir Amcamın borcu yüzünden sessiz kaldığını tek tek anlattım. Annem derin bir nefes alarak, “Eşim, kayınbiraderim, oğlum… Hepiniz biliyordunuz ve gerçeği hak etmeyen tek kişi benmişim,” dedi.
İşler daha da büyüdü. Babam, müteahhit Murat’a parayı iade edemeyince annemi sahte satışı onaylaması için zorladı. Çıkan tartışmada babam kontrolden çıkıp annemin bileğini sertçe sıktı. Burcu’nun çığlığı üzerine araya girdim, Kadir Amcam ise o anları telefonuyla kaydetti. Olay yerine gelen polislere annem, sahte imzayı asla kabul etmeyeceğini söyledi.