Düğün Gecesi Babamın Odasına Sızan Kadın ve Ailemizi Yıkan Sır

Düğünümün bittiği gece, bir kadının babamın yatak odasına süzüldüğünü gördüm. Yaklaşık beş dakika boyunca o kadının çiçeği burnunda eşim olduğunu sanıp dehşete düşmüştüm.

Adım Erdem. 32 yaşındayım, Ankara’da sanayi makineleri tamircisi olarak çalışıyorum. Eşim Burcu ise 28 yaşında bir anaokulu öğretmeni. Üç yıllık birlikteliğin ardından Ankara Gölbaşı’ndaki aile evimizin geniş bahçesinde evlendik. Babam Faruk (61), yıllardır ailedeki tek karar vericiydi ve sürekli “Bu ailede olan bu ailede kalır” derdi. Annem Hülya (58) ise otuz yılı aşkın süredir evin tüm yükünü çekmiş, tansiyon hastası, fedakâr bir kadındı.Düğün gecesi saat 00:43’te uyandım. Burcu yatakta yoktu. Koridorda metalik bir ses duydum. Babamın odasının kapısı aralıktı. İçeriye uzun koyu saçlı, minyon bir kadının girdiğini gördüm. Kalbim duracak gibi oldu. Beş dakika sonra Burcu, lekeli elbisesini yıkadığı çamaşır odasından çıktı. Derin bir nefes aldım ama içimdeki şüphe tamamen silinmedi.

Ertesi gece gerçeği öğrenmek için tekrar koridora çıktım. Babamın odasından fısıltılar geliyordu. Kapıyı açtığımda babamın yanında kasabadaki yemek şirketinin sahibi Rukiye vardı. Babam hemen beni dışarı itti ve tehdit savurdu: “Annemin tansiyonu çok kötü. Tek bir kelime edip onu hastanelik edersen sorumlusu sen olursun!” Üstelik Kadir Amcamın da bu gizli ilişkiyi bildiğini ama babamın ona verdiği borç yüzünden sustuğunu öğrendim.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Reklamlar