Dört Çocuklu Dul Bir Baba,

İyiliğin Yankısı
Birkaç hafta içinde taşındık. Çocuklar yeni bahçede koştururken, Selim artık pekmezle değil, gerçek toprakla oyunlar oynuyordu. Kerem’in okul masrafları, Zeynep’in bale kursu hayalleri ve Umut’un sağlıklı büyümesi için gereken her şey artık ulaşılabilirdi.

O gün markette bir anlık bir tereddüt yaşasaydım, belki birkaç ay rahat ederdim. Ama o elması sahibine vererek çocuklarıma paha biçilemez bir şey vermiştim: Onurlu bir baba ve tertemiz bir gelecek.

Hayat, bazen en karanlık anınızda, bir elma reyonunda karşınıza çıkan küçük bir parıltıyla her şeyi değiştirebiliyordu. Önemli olan o parıltıya el koymak değil, onu asıl sahibinin kalbine geri bırakmaktı.
Reklamlar