Dört Çocuklu Dul Bir Baba,

Zarfın içinden çıkanları gördüğümde hıçkırıklara boğuldum. Zarfın içinde sadece bir miktar nakit para yoktu; hayatımızı kökten değiştirecek bir tapu senedi ve altına aceleyle iliştirilmiş kısa bir not vardı.

Notta şunlar yazılıydı:

“Demir evladım, dün o yüzüğü bana uzattığında sadece bir eşyayı değil, merhamete olan inancımı geri verdin. Oğlum Rıfat bir inşaat şirketinin sahibi. O mahalledeki rutubetli evde dört çocukla verdiğin mücadeleyi gördük. Lütfen bu yeni evin anahtarlarını, çocuklarının daha güneşli bir odada uyanması için kabul et. Dürüstlük, her zaman en büyük mirastır.”

Yeni Bir Başlangıç
Tapu, şehrin biraz daha dışındaki, bahçeli ve geniş bir eve aitti. Ama sürprizler bununla bitmemişti. Zarfın dibinde bir kartvizit daha vardı: Rıfat Bey’in şirketinde “Lojistik ve Depo Müdürü” pozisyonu için bir teklif mektubu. Geceleri ek iş yapmama gerek kalmayacak, hafta sonlarımı çocuklarımla geçirebileceğim bir maaş ve düzenli bir iş…

O an, mutfaktaki tıkanan lavaboya, yerdeki pekmez izlerine ve üzerimdeki eski hırkaya baktım. Elif’in fotoğrafı karşıdaki büfenin üzerinde duruyordu. Gözlerindeki gülümseme sanki bana “Başardın Demir, biz başardık” diyordu.
Reklamlar