İstanbul dahil olmak üzere çok sayıda ili etkileyeceği tahmin edilen olası Marmara depreminin büyüklüğüne ilişkin çok sayıda hesaplama yapıldı. Olası depremin 7 ve üzerinde büyüklükte yıkıcı olacağı öngörüldüğü gibi orta ölçekte sarsıntı ile atlatılacağı ya da olmayacağı gibi tahminler de yapıldı.
Deprem uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, ise İstanbul'da meydana gelme ihtimali olan depreme ilişkin farklı bir hesaplamayı açıkladı. Depremin büyüklüğü kadar süresinin de önemli olduğunu vurgulayan Bektaş, fayın kırılma yönüne dikkat çekti.
İKİ YILDIR SÖYLÜYORDU DÜNYA KABUL ETTİ
Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara’daki deprem riskine ilişkin iki yıldır dile getirdiği görüşlerin uluslararası bilim çevrelerinde de karşılık bulduğunu açıkladı.
Bektaş, 2023’ten bu yana Marmara’daki deprem göçünün ve stres transferinin doğuya doğru ilerlediğini, riskin bu yönde biriktiğini ifade ettiklerini belirterek, bu yaklaşımın 2025 yılında Science dergisinde eleştiri mektubu olarak yayımlandığını duyurdu.

Bektaş, böylece “creep ve stres transferi” kavramlarına dayanan değerlendirmelerinin uluslararası düzeyde bilimsel platformda yer bulduğunu kaydetti.
DEPREM PROFESÖRÜ İSTANBUL'U YIKACAK GERÇEĞİ AÇIKLADI
İstanbul’a ilişkin değerlendirmesinde ise tartışmanın yalnızca depremin büyüklüğü üzerinden yürütülmemesi gerektiğini vurgulayan Bektaş, asıl belirleyici unsurun sarsıntının süresi olduğunu ifade etti.

Ana Marmara Fayı’nın tek parça yerine parça parça kırılması halinde 1999’daki 7,4 büyüklüğündeki depremde olduğu gibi uzun süreli bir sarsıntı yaşanmayabileceğini belirten Bektaş, kısa süreli sarsıntılarda özellikle yeni binaların dayanma ihtimalinin daha yüksek olacağını dile getirdi.
Bektaş, depremin süresinin kısalması ve 2018 sonrası inşa edilen yapıların sağlam mühendislik ilkelerine uygun olması halinde 1999’daki ağır yıkım tablosunun tekrar etmeyebileceğini ifade etti.
