Cem Küçük telefon şifresini vermeyince daha önceki sözleri gündem oldu: "Bir şey yoksa şifreyi verirsin"

0 izlenme 01 Ağustos 2026
Reklamlar

İktidar medyasının popüler yüzlerinden Cem Küçük, tutuklanırken arşivi de sosyal medyada gündem olmaya devam ediyor. Telefon şifresini hem karakolda hem savcılıkta vermeyi reddeden Küçük geçmişte, "İçinde bir şey yoksa şifreni verirsin" demişti.


İktidar medyasında yıllardan beri program yapan Cem Küçük, tutuklandı. Küçük, savcılık ifadesinde telefon şifresini vermeyi reddetti. Küçük, "Dün gözaltına alındığımda telefon şifremi vermemiştim, bugün de vermek istemiyorum" dedi.

Küçük'ün savcılıktaki bu ifadesinin ortaya çıkmasının ardından geçmişte söylediği sözler ortaya çıktı. Küçük, belediye operasyonlarında telefon şifrelerini vermeyen kişiler hakkında suçlayıcı ifadeler kullanmıştı.

Küçük, "Kendine güveniyorsan telefonu açarsın. Büyük bir olayla suçlanıyorsan açarsın. Benim telefonum burada, savcı gelsin alsın" demişti.

Küçük başka bir programda da, "Savcılık da diyor ki, "madem bir şey yok, şifresini ver" diyor. Ama şöyle bir şey soruyorlar ama şöyle bir şey diyor; madem içinde bir şey yoksa, ben söylüyorum, o zaman şifresini verirsin" demişti.

Cem Küçük telefon şifresini vermeyince sözleri gündem oldu: Bir şey yoksa şifreyi verirsin - Resim : 2
Küçük, İBB operasyonları kapsamında gözaltına alınan ve daha sonra tutuklanan Resul Emrah Şahan, Mahir Polat ve Mehmet Ali Çalışkan'ı hedef almıştı.

AVUKATI AÇIKLAMA YAPTI: ŞANTAJDAN TUTUKLANMADI

Cem Küçük'ün avukatı Merve Uçanok açıklama ma yaptı. Uçanok, müvekkilinin sadece dezenformasyon suçlaması ile tutuklandığını beliterek şunları ifade etti:


"Bilindiği üzere müvekkilimiz Cem Küçük, 30.07.2026 tarihinde şantaj ve halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçlarından gözaltına alınmıştır. Bugün ifadesini vermek üzere Çağlayan adliyesine getirilmiştir. Hakkındaki tüm suçlamalara ve Savcılık makamınca yöneltilen sorulara açıklık ve samimiyetle cevap vermiştir. Müvekkilimize, ifadesinde hesabına gelen birtakım para transferleri ve yazışma içerikleri soruldu. Kendisi tüm sorulara samimiyetle cevap verdi. Hesabına gelen para transferlerinin sebeplerini ortaya koymuş, bunların gazetecilik, yayıncılık ve çevirmenlik faaliyetlerine ilişkin olduğunu ya da şahsi borç ilişkilerinden kaynaklandığını somut olarak anlatmıştır.
Müvekkilimiz, Savcılık ifadesinin ardından her ne kadar tutuklama istemiyle Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edilmişse de, önemle belirtmek gerekir ki, Savcılık makamı yalnızca halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçundan tutuklama isteminde bulunmuştur. ŞANTAJ SUÇUNDAN İSE HERHANGİ BİR TUTUKLAMA İSTEMİNDE BULUNULMAMIŞTIR. YANİ ŞANTAJ SUÇUNDAN SERBEST BIRAKILMIŞTIR.
Müvekkilimiz, çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliğinde de kendisine yöneltilen sorulara yanıt vermiş ancak Hâkimlik değerlendirmesinin ardından müvekkilimizin bu aşamada YALNIZCA HALKI YANILTICI BİLGİYİ ALENEN YAYMA SUÇUNDAN tutuklanmasına karar verilmiştir. Söz konusu karar, haksız ve hukuka aykırıdır.
Müvekkilimiz, uzun yıllardır ekranlarda, gazetelerde önemli işlere imza atan bir basın mensubudur. 2013 yılından beri medya sektöründedir. Bugüne kadar edindiği birikimlerle bir araç satın almıştır. Bu araç da eşinin kullanımındadır. Kirada ikamet etmektedir. Eşi, özel bir okulda İngilizce öğretmeni olarak çalışmaktadır. Çok kıymetli eşi ve çocuklarıyla son derece mütevazı yaşam süren müvekkilim, hayatının herhangi bir noktasında en ufak bir haksız kazanç elde etmemiştir.
Sonuç olarak, müvekkilimizin suçsuz olduğuna ve adli makamların nihai incelemesine neticesinde hem ivedilikle özgürlüğüne kavuşacağına hem de hakkındaki tüm suçlamalardan aklanacağına dair inancımız tamdır."

Kaynak: Halk TV

Bunlar da İlginizi Çekebilir

İstanbul'da 21 Bölgede Aidatlar Arttı Velilerden ayetle para istediler! Ekrem İmamoğlu'ndan Süleyman Soylu hakkında suç duyurusu AKP, son dakika maddesiyle yolsuzluk ve karaparanın üzerini örttü!