Çay üreticileri, Rize’nin Pazar ilçesinde bugün yaptıkları basın açıklamasında, AKP milletvekilleri tarafından hazırlanıp TBMM’ye sunulan Çay Kanunu Teklifi’ne tepki gösterdi. Çay üreticileri adına konuşma yapan Halil Üst, şunları söyledi:
"AKP’nin Çay Kanunu, yaş çay üreticisi için idam fermanıdır. AKP ve tek adam iktidarı, her zaman olduğu gibi halkın talep ve ihtiyaçları doğrultusunda karar almıyor. Sermaye ve bir avuç yandaşın taleplerini, onların mutluluğunu tahsis ediyor. Hazırladıkları Çay Kanunu da aynen böyle olmuştur. AKP, 2008’de hazırladığı Çay Kanunu Taslağı’nı çay üreticilerinin tepkisi üzerine geri çekmek zorunda kaldı. Ulusal Çay Konseyi, tam da bu tarihte oluşturulmuştur. O yasada açıkça, kuru çayın dünya borsasında oluşacak fiyat üzerinden yaş çaya da fiyat verileceği belirtilmiştir. Bugün bu yasanın satır aralarında açıkça söylenmekte olan, bunun yine böyle olacağının işaretlerini görmekteyiz. Bugün önümüze Çay Kanunu diye getirilen metin, AKP’nin kendi karanlık dehlizlerinde gizlice hazırlanmış, pişirilmiş, kamuoyu ile paylaşılmamış, Meclis’e indirilene kadar kendileri dışında başka kimsenin haberi olmamıştır. Kamuoyu öğrenmesin diye özel bir çaba sarf ettiklerini biliyoruz. Kanunun giriş, gerekçe bölümünde, ‘bitki kalitesini artırmak için yaş çay işleyen fabrikaların sözleşmeli tarım ile üretim sürecine dahil olmasına ihtiyaç duyulmaktadır’ diye bir metin var. Biz, sözleşmeli tarımın ne olduğunu ve neler getirdiğini şeker pancarından, buğdaydan, hayvancılıktan ve diğer tarım ürünlerinden çok iyi biliyoruz.

"YARIN KİRACI, İŞÇİ OLACAĞIZ DEMEKTİR"
Tarım ürünlerinin alıcısı olan devlet bu alandan elini çektiğinde ve özelleştirildiğinde, bugün tarım ürünlerinde yaşadığımız darboğazı ve dışarıya bağımlılığı yaşayacağız. Bu yasa, bölgemizde yapılan çay tarımını özel şirketlere teslim etmektedir. Sözleşmeli tarım demek, bugün sahip olduğumuz topraklarda yarın kiracı, işçi ve gündelikçi olarak çalışacağız demektir. Yarın biz farkında olmadan şirketler topraklarımıza el koyacak, bunun örneklerini dünyada gördük ve ülkemizde de ne yazık ki yaşayacağız. Çayda sözleşmeli üreticilik demek, yaş çay üreticisi olarak özel şirket ya da ÇAYKUR’a her yıl çayının tümünü vereceğini, hatta ne kadar çay vereceğini taahhüt etmesi demektir. Sözleşme dışında çayınızı başkasına satamazsınız. Üretici satarsa cezai karşılığı vardır. Taahhüt ettiğiniz kadar çay satmazsanız da kanun üreticiye ceza vermekle yükümlüdür. Kanun, toplam 15 maddeden oluşmaktadır. Ve tek bir maddesi üreticiyi korumamaktadır. ‘Çayı ıslah etme, kaliteyi artırma ve geliştirme’ adı altında üçüncü maddede, yaş çay üreticisi için tuzaklarla dolu bir metin vardır. Böylesine engebeli, zor ve dik bir coğrafyada toprağın kazılması, çayın tekrar sökümünün ve dikiminin yapılması herhangi bir şeye bağlanmamıştır. Dördüncü madde, yaş çay işleyen, paketleyen ve pazarlayan şirketleri A, B, C şeklinde bölümlere ayırmıştır. Ülkemizde üretilen çayın yüzde 10’u kadar ithalat serbest hale getirilmiş. Bu maddede, ithal edilecek çayın ileride artırılmasına engel bir durum yoktur.

"ÇAYKUR’UN DÜZENLEYİCİ VE DENETLEYİCİ YAPISI ORTADAN KALDIRILMIŞTIR"
ÇAYKUR, çay işletmesi yapan sıradan şirketler statüsünde, A kategorisinde değerlendirilmiş. yani ÇAYKUR’un bugüne kadar bölgemizdeki çay tarımına ait sorumlulukları ve belirleyiciliği elinden alınmaktadır. ÇAYKUR’un çay piyasasındaki düzenleyici ve denetleyici yapısı ortadan kaldırılmıştır. Beşinci madde ise kanun içerisindeki en çok tartışmaya açık olan maddedir. Kanunda, ‘Yaş çay alım fiyatı, arz ve talep durumuyla üretim maliyetleri dikkate alınarak her yıl hasat dönemi başlamadan önce belirlenir’ denmektedir. Arz ve talep durumuna göre yaş çayın fiyatının belirlenmesi çok sakıncalı bir maddedir. Kanunun devamında, ‘Yaş çay bedelini, 2008 yılında kurulan Ulusal Çay Konseyi belirler’ diyor. AKP’lilerin sadece bu maddeye muhalefet ettiklerini biliyoruz. Ama bu yeterli değil. Kanun tümüyle sakıncalı ve yaş çay üreticisinin aleyhinedir. ‘Çay fiyatının belirlenememesi durumunda da Vergi Usul Kanunu’nun 298. maddesi hükümleri uygulanır’ diyor. Maddenin bu bendi çok sakıncalı, tartışılır ve ucu açık bir maddedir. Çayın fiyatının belirlenememesi ne demektir? Bir bölgenin geçim kaynağı olan ürüne değer biçilememesi olamaz."
Yeniçağ
Vatandaş AKP'yi topa tuttu 'Bunlar Müslüman falan değil, Türk'de değiller ! Seçilmişlere KAYYUM atıyorlar, halk da saraya kayyum atayacak !'
Avusturya maçında ikonik kurtarış yapan Mert Günok'un, 4 yıl önce Sunay Akın'la yaptığı röportajda kurtarışın perde arkasını böyle anlatmış
İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Bahadır Erdem'den eşcinsellere destek videosu
İmamoğlu'nun paylaşımlarını sokakta dağıtan avukat Burak Saldıroğlu çıkarıldığı mahkemede tutuklandı!
Vatandaşlar isyanda ! Depremzedeler için gönderilen çadırlar ve erzaklar Suriyelilere dağıtılıyor !
İBB tutuklularının aileleri yine bir aradaydı: "Saraçhane’den yükselen umudu kıramayacaklar"
Bir Hareketiyle Öküzü Yere Deviren Kız..Taktiğe Dikkat!
Mansur Yavaş'ın Ankara'daki su fiyatı tartışmasına yanıtı gündem oldu: "AKP döneminde Ankara'da suyu 1,6 dolara satıyorlardı, şu anda bizim fiyatımız 0,7 dolar"
Şehit çocuğu yurttan atıldı iddiası! "Babam polisti şehit oldu bu vatan için"
Özgür Özel: "Şunu bilsinler ki CHP’yi savunmak Cumhuriyeti savunmaktır. CHP’ye saldırmak, Cumhuriyet’e saldırmaktır. Korkmuyoruz teslim olmuyoruz olmayacağız"
Canlı yayında gerginlik: AKP'li ve CHP'li vekilin kavgası geceye damga vurdu!
Tarlada diz çöküp isyan etti: "Ben 8 liradan satıyorum, halk 70'e yiyor"
KYK Cevizlibağ Atatürk Kız Yurdu’nda öğrencilerin çamaşırlarını karıştırıp yataklarına prezervatif bıraktılar!
Filistin için yürüyen Elazığ'a AKP ve MHP sırtını döndü!