'Arınacağız' çıkışları ile CHP'nin
başına tartışmalı bir mahkeme kararı ile geri getirilen Kılıçdaroğlu,
göreve gelmesinin ardından Özgür Özel yönetimi ve İmamoğlu'nu hedef
almaya devam ediyor. Her gün yeni krizlerin öbeğinde olan
Kılıçdaroğlu'nun daha 1 sene kadar önceki Ekrem İmamoğlu sözleri arşivden çıkarıldı.
İmamoğlu'nun tutuklanma süreci esnasında eşi Dilek İmamoğlu'nu ziyaret eden Kılıçdaroğlu o dönem iktidarı ve Erdoğan'ı hedef almış, Ekrem İmamoğlu'nun CHP'nin önemli bir aktörü olduğunu ve kendisine sahip çıkmanın herkesin görevi olduğunu söylemişti..

Kılıçdaroğlu'nun Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanma süreci
içerisinde eşi Dilek İmamoğlu'na yaptığı ziyarette kullandığı ifadeler
aynen şu şekilde oldu:
"Tabii CHP, yüzyıllık, yani CHP zaten bir mücadele partisidir. Geçmişte de genel başkanlarımız hapse atıldı, tutuklamalar oldu, mal varlıklarına el kondu. Bunların hepsini yaşadı CHP. Dolayısıyla hani, her dönem böyle baskıların arttığı dönemlerde, partimizin önemli aktörleri ya gözaltına alınır, ya tutuklanır, ya hapse atılır, mal varlıklarına el konulur.
Bunları yaşadık biz, yaşıyoruz gene. Ve dolayısıyla şimdi de bildiğimiz tek adam dönemi, bir kişinin gelip her şeye hakim olduğu, yasamayı, yargıyı ve yürütmeyi kontrol ettiği bir süreci yaşıyoruz.

Bu süreç içinde tabii herkes şöyle veya böyle bir şekilde mağdur edilecektir. Bizim görevimiz de mücadele etmektir. Yani haksızlıklara karşı, adaletsizliklere karşı mücadele etmektir yani. Bu mücadeleyi sürdüreceğiz.
Milletvekili arkadaşlarımız, belediye başkanlarımız, sade partililerimiz, adalet konusunda duyarlı olan ama partili olmayan vatandaşlarımız, bunların hepsi bir şekliyle tepkilerini yeri zamanı gelince ortaya koyacaktır yani.
O açıdan hani, Ekrem Bey'e sahip çıkmak, Ekrem Bey'in ailesine sahip çıkmak hepimizin ortak görevidir. Bunu bir araya getirmek zorundayız yani. Bu bizim bir anlamda namus borcumuzdur, ben öyle bakıyorum.
Ama işte diktatörlerin olduğu, baskıların olduğu, eşitsizliklerin olduğu bir ortamda maalesef bunları yaşıyoruz, maalesef yani. Bizde Bülent Ecevit hapse atıldı. Atılmayan neredeyse kalmadı yani. Genel başkanlar tutuklandı, gözaltına alındı vesaire falan, bunlar oluyor, mal varlıklarımıza el kondu ama mücadeleden geri durmadık, durmadık yani. "