Aydın’ın Nazilli ilçesine bağlı Pirlibey Mahallesi’nde üreticiler, artan gübre, mazot ve işçilik maliyetleri ile düşük alım fiyatları nedeniyle portakal bahçelerini sökmeye başladı. Üretici Yusuf Yelken çiftçinin durumunu, "Karpuzcusu tarladan toplamıyor, portakalcısı ağaçlarını kesiyor, buğdaycısı satamıyor. Biz milletin kamburu da efendisi de olmak istemiyoruz, biz yaşamak istiyoruz. Cebimize, elimize para gelsin. Köle olmak istemiyoruz. Büyük Menderes Vadisi dünyanın en verimli toprakları ama tarım arazileri villa alanı oluyor. Bu Türkiye'nin değil, dünyanın kaybı. Gelir gelmeyince topraklarımızı satıyoruz. Devlet fiyat düzenlemesi yapmalı. Çiftçiye milli gelirden pay verilmeli. Aksi halde satacağız, ekmeyeceğiz" sözleriyle özetledi.
Türkiye'nin birçok noktasından çiftçilerden "isyan" tepkileri yükseliyor. Karadenizde fındık üreticisi, İç Anadolu'da tahıl üreticisi, Güneydoğu Anadolu'da pamuk üreticinden gelen tepkilere Ege'den turunçgil üreticisinin tepkileri eklendi. Aydın'ın Nazilli ilçesine bağlı Pirlibey Mahallesi’nde üreticiler, artan girdi maliyetleri ve ürün fiyatlarının düşüklüğü nedeniyle tarımdan çekilme noktasına geldi. Girdi maliyetlerini karşılayamayan üreticiler portakal bahçelerini yıldan yıla sökmeye başladı.
Eski Pirlibey Belediye Başkanı Hüseyin Orasan, "Portakal artık işçiliğini kurtarmıyor. Ürünü satıyoruz ama işçinin parasını, mazotu, gübreyi karşılayamıyoruz" dedi. Orasan, şunları söyledi:
"Yaklaşık 20 dekara yakın portakallığımız vardı. Her yıl portakalları söke söke, söke söke en son kalan kısmını da söktük. Artık portakaldan gelir elde edemez olduk. İşçiliğini kurtarmadı. Yani buradan kalkan portakalı komple satıyoruz ama işçiliğinin parasını ödeyemiyoruz, masrafını karşılayamıyoruz. Bize sunulan fiyatlarla artık kâr edemez olduk. Eskiden 10 dekar arazi ile 3-4 çocuklu bir aile geçinebilirken şimdi kendi karnımızı doyurmak için bile güçlük çekiyoruz. Dağından ovasından bal akan bu aydınlık toprakların hali bu. Son zamanlarda kuraklık da buna eklendi. Kuraklıktan dolayı bu arazilere birer defa su veriliyor. Bunun önlemini de alamadık.
"Portakalı bu hale getirmek için 30 yılımı verdim"
Söktüğümüz bahçeyi görüyorsunuz. Hiçbir karı olmadığı için sökülen ağaçları odun kömürcüsüne bedava verdik. 'Sökün, alın gidin, pislik temizlensin' dedik. Söke söke bu hale geldi. Burada portakal para etmediği için herkes söküyor. Geçen yıl bu arazileri ekerken gübre aldık. Tarım Kredi’den, resmi kurumdan. Faiziyle beraber 240 bin lirayı tuttu. Bu yıl aynı gübre için tekrar kooperatife gittim, '400 bin lira' dediler. Bu faiz hariç. Biz nasıl ekeriz, nasıl dikeriz? Onun için yapacak bir şeyimiz yok. Ağaçlarımızı söküyoruz, çiftçilikten vazgeçiyoruz. 10 dekar araziyle karnını doyurabilen bir aile, şimdi 100 dekar araziyle geçinemiyor. Portakalı bu hale getirmek için 30 yılımı verdim. İki evladıma vermediğim emeği buna verdim. Sonuçta hiçbir emeğin karşılığını alamadık ve sökmek zorunda kaldık. Bu bize reva mı? Bizi yok saymak reva mı? Nereye gidiyoruz bu şekilde?"
"Durumumuz çok kötü"
Pirlibey Mahallesi’nden Neclat Yeşil da şöyle konuştu:
"Biz de portakalcıyız. Gübre olmuş bin 900 küsur lira. Evde biraz portakalımız var, satamıyoruz. Depo yaptığımız halde 14-15 lira fiyat veriyorlar. Ne yapacağımızı bilmiyoruz. Sürekli ilaç atıyoruz ama masraf kurtarmıyor. Bin 200 liraya toplattık. 2 bin 500 lira amele parası verdik. Depo yapmak, kasa çekmek için kadın amelesine bin 250 lira, erkek amelesine 2 bin lira yevmiye ödedik. Gün böyleyken para kazanamıyoruz. Portakala 15 lira veriyorlar. Manavda 40-50 lira. Ama bizim burada 15 liradan alıcı gelmiyor. Hükümet ne yapacak bilmiyoruz. Durumumuz çok kötü. Mısır ektik, para etmiyor. Yonca ektik, pamuk bitti."
"Okullarda asitli içecekler yerine çiftçinin ürünü olan portakal suyu, mandalina suyu verilse köylü bunu sökmez"
Nazilli Belediye Meclis Üyesi Erhan Algan ise, "Köylünün zengin olduğu dönemi de gördüm, bugünkü yoksulluğunu da. Zeytin yukarıda, eskiden burada pamuk vardı. Şimdi yonca ve silaj var. Narenciye sökülüyor. Eğer girdiler fazlaysa, mazot, gübre ve ilaç pahalıysa köylü kazanamaz. Köylü para kazanmazsa portakalın sonu budur. Çözüm var mı? Elbette var. Okullarda asitli içecekler yerine çiftçinin ürünü olan portakal suyu, mandalina suyu verilse köylü bunu sökmez" dedi.
"Gelir gelmeyince topraklarımızı satıyoruz"
Yusuf Yelken isimli üretici şu sözlerle yaşadıkları duruma tepki gösterdi:
"Çiftçi karnını doyurmadan şehre mal yetiştirir hale geldi. Elimize para girmedikten sonra bu işi neden yapalım? Karpuzcusu tarladan toplamıyor, portakalcısı ağaçlarını kesiyor, buğdaycısı satamıyor. Biz milletin kamburu da efendisi de olmak istemiyoruz, biz yaşamak istiyoruz. Cebimize elimize para gelsin. Köle olmak istemiyoruz. Biz de varız yaşamak istiyoruz. Büyük Menderes Vadisi dünyanın en verimli toprakları ama tarım arazileri villa alanı oluyor. Bu Türkiye'nin değil, dünyanın kaybı. Gelir gelmeyince topraklarımızı satıyoruz. Devlet fiyat düzenlemesi yapmalı. Çiftçiye milli gelirden pay verilmeli. Aksi halde satacağız, ekmeyeceğiz."
"Ağaç kesime gider, arazi boş kalır"
Turunçgil işinde 35 yıldır çalışan 66 yaşındaki Hüseyin Yeşil ise, "Bu yıl şubat ayında satmamız gereken portakalın hala talibi yok. Bin 700 kasa civarında ürün var. Depoya koyma maliyeti yaklaşık 120 bin lira. Kilo başına 4-5 lira maliyet var. Depo ilaçlandı ama talip yok. Piyasası 15 lira deniyor ama alan yok. Satamazsak suluk gider, o da olmazsa çöpe gider. Tane tane topladık, küçükleri koymadık, lekeli koymadık ama talip yok. Herhalde Mısır’dan gelen portakalın etkisi var. Öyle deniliyor. Böyle olursa seneye uğraşmayız. Ağaç kesime gider, arazi boş kalır. Ne ekeceğimizi de bilmiyoruz" diye konuştu.
Halk TV
Kaynak: ANKA
Kibariye Konserde Düştü, Hastaneye Kaldırıldı
Yeni sistem mutlu edecek
Emeklilere Dev Zam Müjdesi Geldi.
İBB’den İstanbullulara bayram hediyesi
AKP'li Müezzinoğlu "Vicdanım rahat" demişti: Hastanesi SGK'dan vurgun yapmış
Oğlu İstanbul'da motokuryeyi öldürüp kaçmıştı, Somali Cumhurbaşkanı suskunluğunu bozdu: "Oğlum Türkiye'den kaçmadı, işi vardı"
Güllü Hakkında Yeni Gelişme
Orban'ı zafere götüren çizgi: Atlantik'le mücadele Avrasya'yla dostluk
Mehmet Cengiz, Londra'da sokak mı satın aldı? Açıklama yapıldı!
Türk ve dünya markalarına üretim yapan tekstil devi iflasın eşiğinde