Annemin cenazesinden sonra

Annemin kileri küçük bir oda gibiydi ama orayı hayati bir sığınağı hazırlar gibi düzenlerdi. Konserveler tarihlerine göre dizilir, kahve filtreleri 1993’ten kalma sarı bir kapta saklanırdı. En üst rafta ise dokunmamızın kesinlikle yasak olduğu tek bir eşya dururdu: Beyaz emaye un kutusu. On iki yaşındayken kurabiye yapmak için ona uzandığımda annem elime sertçe vurmuştu. Ağladığımda bana sıcak bir kakao yapıp özür diledi ama o kutunun sırrını asla açıklamadı. Kutuyu tekrar en üst rafa koydu ve ben bir daha ona dokunmadım.

Yıllar geçti, annem 78 yaşında vefat etti. Cenazeden bir gün sonra ağabeyim Burak, Bursa’daki bu müstakil evi 48 saat içinde boşaltmak istediğini söyledi. Her zamanki aceleciliğiyle arabasının taksitlerini ve yolunun uzunluğunu bahane ediyordu. Üvey babamız Ahmet zaten altı yıl önce annemin hayatından çıkmıştı. Salonu Burak aldı, ben ise kileri temizlemeyi üstlendim.

Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Reklamlar