“Bu masayı da ben aldım,” dedim. “İçinde oturduğunuz evi de.”
Misafirlerin önünde Burak’a hiçbir kredi, vergi veya sigorta ödemesi yapmadığını söyledim. Bütün masraflar hâlâ benim hesabımdan karşılanıyordu. Annemin hesabından çekilen paraların da Burak’ın banka hesabına aktarıldığını gösterdim.
Burak, annemin evde yaşadığı için masraflara katkı sağlaması gerektiğini söyledi.
“Annem bu evde misafir değil,” diye karşılık verdim. “Ömür boyu oturma hakkı var. Asıl misafir olan sizsiniz.”
Selin evde hakları olduğunu iddia etti. Ancak kira sözleşmeleri yoktu, kira ödememişlerdi ve eve yalnızca geçici misafir olarak alınmışlardı.
Onlara ertesi sabah saat dokuza kadar evi boşaltmalarını söyledim. Gitmezlerse annemin darp izleri, banka kayıtları ve izinsiz para transferleriyle birlikte ilgili kurumlara suç duyurusunda bulunacağımı açıkladım.
Annemin elini tuttum ve o gece onu şehir merkezindeki bir otele götürdüm. Uzun zamandır ilk kez kendi hazırlamadığı sıcak bir yemek yedi ve kimsenin emrini duymadan uyudu.
Ertesi sabah avukatım, güvenlik görevlileri ve polis ekipleriyle eve döndüm. Burak, Selin ve Belgin eşyalarını bahçeye taşımışlardı. Selin hâlâ bana ailemi sokağa attığımı söylüyordu.
“İki yıl boyunca kalacak yer bulmak için zamanınız vardı,” dedim. “Ama siz annemin evini elinden almayı ve onun maaşıyla yaşamayı seçtiniz.”
Saat dokuz olduğunda ev tamamen boşaltıldı. Profesyonel temizlik ekibi bütün odaları temizledi. Annemin babamla birlikte kullandığı ahşap yatak garajdan çıkarılarak yeniden ana yatak odasına yerleştirildi. Duvarlara aile fotoğrafları asıldı. Çamaşır odasının yanındaki katlanır yatak ise çöpe atıldı.
Akşam annemi eve getirdiğimde yatak odasının kapısında uzun süre sessizce durdu. Babamın fotoğrafını, beyaz çarşaflarını ve pencerenin yanındaki koltuğunu görünce omuzlarındaki bütün yük sanki bir anda kalktı.
Gözlerinden yaşlar süzülürken bana döndü.
“Burası yeniden evim olmuş,” dedi.
Ona sarıldım.
“Evet anne,” diye fısıldadım. “Burası yeniden senin evin. Bundan sonra burada kimse seni incitemeyecek.”
O gece annem uzun zamandır ilk kez korkmadan uyudu. Yemek yapmak, temizlik yapmak veya yaşamasına izin verilmesi için özür dilemek zorunda değildi.
Altı yıllık bütün fedakârlığımın karşılığını, annemin huzur içinde kapattığı gözlerinde gördüm.
Çünkü gerçek bir ev yalnızca duvarlardan ve pahalı eşyalardan oluşmaz. Gerçek bir ev, içinde yaşayan insanın kendisini güvende, değerli ve özgür hissettiği yerdir.